2 Kasım 2010 Salı

edilgen konum

''sen hepimizi canlandırırdın, enerjimiz düştüğünde toparlardın.. şimdi şu haline bak'' dedi. önüme bakmaya devam ettim. biliyorum, uzun süredir kimseyi toparlayacak halim yok, canlandıracak, ayağa kaldıracak.. sanırım artık ben toparlanmak istiyorum. en çok ta mutlu edilmek. tembelce, hiçbirşey yapmadan, birinin beni gülümserken görmek için canla başla uğraşmasını istiyorum. şımarıkça. mutlu edilmek.

''temkinli sevgi olmaz, eğer kalbini açamıyorsa, kendini bırakmıyorsa, delirmiyorsa, orada sevgi yoktur aslında...'' dedi. bir diğeri. önüme bakmaktan başka birşey yapmıyordum, devam ettim. ''haklısınız'' diyebildim bir ara. konu nerden nerelere gelmişti, biz bir anda ilişkilerden, kadınlardan ve erkeklerden konuşur olmuştuk. benden konuşur olmuştuk. çok hassasmışım, çok kırılganmışım, çok iyiymişim ben. birşey demedim. hiçbiri değilim diyemedim. ''herkes kendine göre sever ama...'' demek istedim. bahanelere inanırım ben. ama çok halsizdim, sesim çıkmadı.

onlar birşeyler der, ben dinlerim. onlar ve ben arasındaki ilişki budur. onların beni mutlu görmek istediğini de çok iyi bilirim. mutlu edilmemi istediklerini de. mutlu etmeyi o kadar çok denerim ki, mutlu edilmeyi unuturum bazen. etmek ve edilmek üzerine düşünürüm sonra. sessizce. önüme bakarken.

2 yorum:

  1. geldiğimde istersne ben snei toparlayabilirim belki hem snein gülmen için elimden geleni yaparım istersen seninle kalırım bile bir gece :)

    YanıtlaSil
  2. arkadaştan yana çok şanslıyım ben.. teşekkür ederim canım, sen gel yeter ki.

    YanıtlaSil