28 Kasım 2010 Pazar

procrastination

hali hazırda ''procrastination is... '' diye başlayan bir videosu var zaten, kelimenin anlamını çok iyi açıklayan. ama insanı çok beter hallere düşüren bir durumdur bu, özellikle vize zamanları çıkar ortaya. işin başına oturmamak ve ders çalışmamak için türlü soytarılık yaparsınız. ben mesela bir saat içinde,

-üç kalemimi maket bıçağıyla sipsivri yaptım. ikisi kırıldı. sevindim, tekrar açtım.
-kedimi havada çevirdim, yerde koşturdum. canını kurtarana kadar uğraştım.
-iki brownie yedim. ikincisini zorla, sırf iş olsun diye yedim.
-facebookta manasızca resimlere baktım. like'lar havada uçuştu. bir de çok rüküş, komik kızların resimlerini emek'e gönderdim, beraber güldük. kötüyüz biz evet.
-sonra dersin başına oturdum, yeter artık diyerek. telefonum öttü, kalktım.
şarjı düşük olduğu için ötmüş.
-ama kalkmışken hazır kahve yaptım kendime. müzik açtım. artık tamamen hazırdım.
-bloga girdim ve yazı yazmaya başladım.

demem o ki, procrastination asla bitmeyen, sancılı bir süreçtir.

3 yorum:

  1. sanırım bende aynı durumdayım vizeme bir önceki gün gece çalışıyorum.mesela yarın sınavım var ama ben bugün öğlen kalktım kek yaptım çamaşır yıkadım dışarı çıktık akşamüstü eve geldk yemek falan yaptım şimdi inatla blogda geziyorum :/ saate bakıp daha erken diyourm sonra tvde bişey görüyorm onuda izliyim diyorum /:
    dikkat eksikliği olabilir mi bizde?

    YanıtlaSil
  2. dikkat eksikliği, dalgınlık, hayalperestlik, tembellik, üşengeçlik olunca böyle oluyor sanırım :/

    YanıtlaSil
  3. Benim yarına yetişmesi gereken bir ödevim ve de sunumum var ve de deli gibi LOTR izledim. Sonra mandalina yedim, birazdan da çay içicem herhalde. Öyle yani.

    YanıtlaSil