12 Mayıs 2021 Çarşamba

hissiz, sessiz, boş

 Beni bu bir sene içinde, tamı tamına bir sene içinde en çok yıkan, yıkılmışken daha da yıkan, üstümde tepinenin kim olduğunu unutmayacağım. 

Unutmamalıyım. Birkaç kez unutmayı denedim ve bunlar oldu. Bu sefer anlama ve hoş görme.

Hayatımın bir erkeğin korkusuyla, şiddetiyle, ızdırabıyla geçireceğim öyle mi? Hepsi bunun için miydi? Tüm umutlarım, tüm varsayımlarım, tüm hayallerim, buraya varmak (düşmek) için miydi?

Ben bunları hiç istemedim. Ben bunları hiç hak etmedim.

Ben artık gülümsemiyorum, neşeyi ve güveni unuttum. 

Bomboş içim. Yine de acıyor. Boşluklarım acıyor.


3 Mayıs 2021 Pazartesi

Başlığı yok, ortada duruyor.

 Geçen hafta bir şekilde geçti, gözyaşları bir şekilde kurudu ve dindi. Cuma, Cumartesi, Pazar ''Bugün ağlamamayı başardım'' diye not ettiğimi hatırlıyorum, telefonda konuşmak hala çok zor, hala hassasım ama o açık yara ince bir kabuk tuttu. İşlerimi alacağını, bana destek olacağını söylemiş yakınlarıma ''Söz vermiştiniz, satış sitem bu, zor durumdayım'' derken artık utanmıyorum, artık bir yerim kırılmıyor. Kibarca arazi olmalarını okurken de, reddettiklerinde de. ''Ama böyle demiştin'' demiyorum. Olabiliyor, hali ve vakti yerindeyken, 200 lira vermeyi çok görebiliyor. Beni hala yakını sayabiliyor. Ben çok uzağım artık, fiziksel ve ruhsal, yüzümü kızartıp attığım o mesajlar, son iletişimlerimiz, bilmiyorlar. Bilselerdi de önemsemezlerdi. Ben de bunu önemsemiyorum. Oraları geçtim. Oraları da. Hepsini geçtim. 

Yorgunum. Çok da yordum. Yorduklarım için ayrıca yorgunum.

Sessizim. Sessiz olmamın, konuşmamdan çok daha yararlı ve iyi olduğu günlerdeyim.

Affetmek istiyorum. Affetmem gerektiğini biliyorum. Benden asla özür dilemeyenleri, asla da özür dilemeyecekleri affetmek için, öfkemi göğe bırakmak için çaba gösteriyorum. Tek çabam bu hatta, düşünmeme çabası, hatırlamama çabası.

Unutarak onarılacağım.