25 Ocak 2022 Salı

Şeker'ime kavuşana dek

Gerisi acı, saf ve katıksız acı. 

Herkes gitti, tekmeler savurarak. Şeker bana sarıldı ve tekmelenmiş yerlerime yatıp iyileştirdi hep.

En sonunda umut ve minnet içinde debelenmem sustu. Dualarım sustu. Hayattan her beklentim sustu.

Sevdiğim beni iki sene içinde sayısız kez terk etti. Döndü, öptü, sarıldı, tekmeledi, yine terk etti.

Sevdiğim bana bunları nasıl yaptı, neden beni tekmelemeyi bırakmadı?

Artık hareket etmiyorum, kendimi yeni tekmeleri için açıyorum, daha da beter etsin diye, ediyor. 

Artık tekmelenen yerlerimde yatacak, beni sessiz huzuruyla saracak ve her koşulda güldürecek kedi ablam yok ya, fark etmiyor, 2 tekme, 50 tekme, kimse sarmayacak beni ve annemi, biz Şeker'siz kaldık, gelsin sadistler, gelsin ne yapsak sevmeyenler. Ruhsuzluğunuz ve acımasızlığınız ile sarın bizi. Kimbilir hayat başka ne felaketler, ne acılar planlıyor, kimbilir daha ne büyük çaresizlikler çoktan yola çıktı... Artık hayattan sadistlik dışında bir şey beklememeyi öğrendim, 2 senedir başıma gelen her kötü olaya şükrettikten ve daha iyi bir şeye sebep olacaklarına aptal gibi emin olduktan sonra. Daha iyi bir şey elbette olmayacaktı. Bana tanımlanan mutluluk, neşe, umut bitmişti çoktan. Yağdır hayat yağdır, sevdiğimin eliyle katlet beni, iyiliklerimden kanat, sevgiyle verdiklerimden kanat, inançlarımdan kanat.

Şeker'ime kavuşana kadar. Çekeceğim. Düştüğüm yerden kalkmadan. 

4 Ocak 2022 Salı

Ah Şeker ah bebeğim... Şeker'im.

 Benim güzel Şeker'im, Şekroş'um, tek aşkım, hayatımın mucizesi ve ablam, 29 Aralık 2021 günü, korkunç acılar çektikten sonra, odamızın önünde, annemle ellerimizin arasında huzura kavuştu. 17 yaşındaydı sadece. Rahatlıkla 20'lerini görecek kadar dinç, sağlıklı ve kontrol altındaydı sağlığı. Her şeyin bozulması 2 hafta sürdü, her şeyin hızla sona gelip bitmesi 3 gün... 

 Kendimizde değiliz. Tıpkı onun son günleri gibi nefesim daralıyor, nefessizlikte boğulduğunu görmek zorunda kaldık. Asla affetmeyeceğim o yüz karası veterineri, bir ağrı kesici iğne bile yapmadı. Gerekli testleri ben yalvar yakan zorla yaptırmıştım. 1 senedir bebekler gibi bakarak, günde 2 kez şırınga ile şurubunu, iki kez mide hapını yutturarak daha senelerce yaşatırdık canımızı. Bizim canımız gitti, gitti eridi birkaç günde. Her dakikasını seyretmek zorunda kaldık, çözümler ve rahatlatılması için yalvardık, ağlayarak yalvardım. Bize onun ellerimizde yitip gidişini izlemeyi bıraktılar. Şeker'imizi o halde, acılar içinde bıraktılar. Biz de çaresizce onunla çırpındık, kabus gibi 2 gün sürekli korktuk ve en kötüsünü yaşadı en sonunda, meleğimize hiç yakışmadı bu son. Gördüklerimizi annem ve ben biliyoruz, yürek dayanmazdı, haykırdık, ağladık günlerce, hala. Daha büyük bir acı, şok ve ızdırap yok. 

Ben artık bir boşluğum, Şeker benim ruhumdu. Ben artık kalbimin içinde uyuyan kedime fısıldıyorum, bu düzeyde bir sihirli, büyülü bağın ardından gelen sonsuz boşlukta kayıbım. Kokusu burnumda, yumuşacık tüyleri, kadife burnu, kulakları ve mücevher gözleri, inanılmaz duyarlılığı, şifası, her durumun tesellisi olan huzuru ve verdiği kahkahalar... 5 gün oldu. Seni çok özledim Şeker. Ömrüm yettikçe seni daima çok özleyeceğim. Bizim sihirli yuvamız, bizim üçüncü yarımız. Benim aşkım. Aşkım seni kaybettim...