27 Şubat 2009 Cuma

horses horses horses..

olasılıkların peşinden gitmek dışında birşey yapmıyor olabilirim. ''sen ne için yaşarsın tonton, anlat bakalım'' dersen, başıma gelebilecek yada sebep olabileceğim binlerce durum ihtimali sayarım ve onlar benim koşmamı, zıplamamı, twist yapmamı sağlıyor derim. bunların hepsi bir ihtimal tabi, belki de tek olasılık benim hep,daima yalnız olmamdır, ama sanırım bu olasılığı bir süre için es geçiyorum. peki.. dinleyelim patti smith'i o zaman.

I didn't waste time,
I just walked right up and saw that
up there -- there is a sea
up there -- there is a sea
up there -- there is a sea the sea's the possibility
There is no land but the land
(up there is just a sea of possibilities)

There is no sea but the sea
(up there is a wall of possibilities)


sonrası koşan atlar, gürültüyle, burnundan soluyarak, gümüş yelelerini savurarak koşan atlar işte.. korkuyorum. ellerim üşüyor (biri daha az) o atlardan biri gibi kovalamak istiyorum, neyi kovaladığımı bilmeden. koyu yeşil harflerle yazıyorum bunları, koyu yeşil defterimde boş sayfa kalsaydı oraya yazacaktım çünkü. olasılık; sihirli kelime.

23 Şubat 2009 Pazartesi

Signs

''I was watching you first..'' dedi kahramanımız.. (bunu der demez kahramanımız olmuştu bile)

peki... ''peki'' bir ruh halidir aslında. senin tanımlayamadığın, boğuştuğun bir durumu kahramanımız bir cümle ile anlatır, pes edersin. gün pazartesi olmasına rağmen neşeli başlar, ortasında bir yerinde senin senaryona uygun davranmaz birkaç oyunbozan, seyredersin. ufak yada büyük vedalaşmalarda iyi değilsindir, tek yapabildiğin kapının kapanmasını izlemek olur, ses edemezsin. peki dersin içinden. dışından ne dediğini de çok hatırlamazsın zaten daha sonra.

22 Şubat 2009 Pazar

çocuk planlamak


ifşa ediyorum! sergi girişimleri içindeyiz! kimbilir kaç tanesi yarım kalacak, kaç tanesi yıpratıcı tartışmalarla şekil değiştirecek yeni oluşumlar bunlar.. beni en çok heyecanlandıran bsp-itp ortak sergisi fikri, yaklaşık 3 yıldır da heyecanlandırıyor. konseptimiz ''çocuk'' (ozan'ın fikriydi, güzeldi) yakın zamanda serginin kendi blogundan duyrulacak yeni gelişmeler, ben de kişisel çalışmalarımı paylaşmayı planlıyorum buradan. düşünsene, bir tablodaki çocuğun bilgisayar ortamına koşa koşa kaçıp ilüstrasyon olarak belirdiğini, yada yada...hmm kolajdan kesip biçip yaptığın çocuğun bir animasyon karakterine dönüştüğünü..

iddia ediyorum! itp ve bsp çok fazla çocuk yapacak potansiyele sahiptir!

açmak üzerine...

E-blog açıyorum ne dersin?
P-kımıldama. elini çiziyorum.
E-tek elimle açıyorum ki bir yandan, bak.
P-kımıldama da..

''hayatın renklerini mi yazacaksın?'' diyor pelin bir yandan, gülüyoruz. sözde ben poz veriyorum, o çiziyor . hayata dair hiçbirşey yazmayacağıma da söz veriyorum. tek elim ağrıdı..