15 Eylül 2019 Pazar

Ufak adımlarla

  Bir hafta öncesi, huzurlu odamda huzursuz bir grip, sinüzit içinde bu haftanın nasıl geçeceğini düşünüyorum. Öncesinde keşke ikimiz de çok keyifli ve heyecanlı hissedebilseydik ama arka arkaya öyle terslikler oldu ki, sağlıktan iş hayatlarımıza, sıkıntı ile doluyuz. Geçeceğini biliyorum, daima geçer. Hiç bozulduğu kadar kötü halde kalmaz. Yine de şu an sağlıklı ve enerjik hissedebilmek, ona da işlerin iyiye gideceğine dair umut verebilmek isterdim. Olmadı. Olsun.
 

  Yine de bu yaz güzel geçti. Sıfır tatil, sıfır deniz, hep kan ter içinde atölyede öğrenci stresleri ile uğraşmak olsa da, ben bu yazı güzel ve hafif hatırlayacağım ve buna çok çok ihtiyacım vardı, minnet doluyum. Geceleri sırt sırta masalarımızda otururken, ben resim yaparken onun oyun oynaması, arada kalkıp sarılmak ve balkonda oturmak, alt komşunun komik gürültülerini dinlemek, sonra masalarımıza geri dönmek. Annemle yeni dizi keşifleri, bir gün çok yiyerek, bir gün aç kalarak ama daima kupa kupa çaylarla ve kedi Şeker'le keyifler yapmak. Aklımda iyi şeyler kaldı. İyi bir yazdan sonra aynı oranda iyi bir kış ummak çılgınlık mı bilmiyorum, aslında artık kış mevsimlerine nasıl yaklaşmam gerektiğini bilmiyorum. Kış, her sene elimi kolumu ısıran, beni iyicene hırpalan kuduz bir köpek gibi, onu nasıl sevip yaklaşacağımı asla çözemiyorum. Bir yerde uzlaşmamız gerekiyor, bir yerde geleceğini ve geçeceğini kabullenmem gerekiyor. Serotonin inhibitörlerinde boğulmadan, yataklarda fenalaşmadan ve içim kapkaranlık olmadan geçecek bir kış diliyorum. Bunun için ufak adımlarım var, çok ufak adımlarla, çok sakin bir şekilde kışa yaklaşmayı deneyeceğim. O da umarım bu sefer beni fazla hırpalamayacak, dokunmadan geçecek.

 

  Bir hafta kaldı. Ne hissetmem gerektiğini az çok biliyorum insanlardan. Ama ben hiç o şeyleri hissetmedim, evlendikten sonra da kuruma farklı bir gözle bakmayacağımı biliyorum. Ben evliliği hiçbir zaman gerekli görmedim ve zaten birbirinin eşi olan bir çift için bunu istemedim. O gün iyi vakit geçirmekten başka bir beklentim yok, bir de şu gripli sinüzitli durum geçerse, kendimi daha çok motive hissetmeyi deneyeceğim. Ayakkabılarım vuruyor ve gelinliğim (her ne kadar kendisine vurulmuş olsam da) hiç rahat değil, makyajımdan ve saçımdan da pek emin değilim. Emin olduğum tek şey, her şeyin çabucak geçmesi ve bizim normal, sakin, zaten eş olduğumuz yaşamımıza geri dönmemiz.