14 Kasım 2010 Pazar

güzel yerler






cumartesi günü, sabahından akşamına her saati başka bir semtte geçti bizim için. gün kısa, yapılacak iş çok olunca böyle oluyor. erkek arkadaşım ertesi gün tatile çıkacağı ve ben onu depolamak peşinde olduğum için, o nereye ben o oraya bir gün oldu, iyi ki de öyle oldu.

istanbul'daki en sevdiğim binalardan olan beyaz, camlı yerin fotoğrafını çekebildim sonunda. beşiktaş'tan çırağan'a yürürken, o güzel çınar ağaçlarıyla dolu yoldan geçerken, solunuzda kalan tarihi bina. camekanlı, beyaz parmaklıklı yer, sonradan yapılma sanırım, henüz araştırmadım. ama her baktığımda zarifliğine hayran kalıyorum. o camekanlı yere uygun mükemmel hayallerim var. birgün...

sonraki duraklarımız sirkeci ve karaköydü. karaköy'de çok tatlı mavi ahşap bir bina gördüm, iki katlı. erkek arkadaşıma, keşke benim evim olsa burası dedim. o da bana oranın bir camii olduğunu söyledi. kapısına baktım ve ''arpacılar camii''nin gördüğüm en sempatik ve değişik camii olduğuna karar verdim.

gezmemiz gereken sergi için (bir diğer yazı konusu olacak kadar önemliydi) fındıklı'ya yürüdük sonra. o sırada karşıdan karşıya geçen onbir tane köpek gördük. bir kısmının fotoğrafını çekebildim. kendi aralarında konuşarak ve yol kenarında buldukları izleri koklayarak-ve yeni izler bırakarak yollarına devam ettiler.

sergiyi gezdikten, hemen her işe hayran kaldıktan sonra taksime, ordan da ümraniye'ye gittik. ümraniye'ye gitme sebebimiz o kadar absürd ki, açıklamakta zorluk çekiyorum. yeni çıkan teknolojik ürünleri mutlaka ve hemen edinmesi gereken erkek arkadaşım, i phone 4'e malesef ulaşamıyor. benim anlayamadığım zırvalardan dolayı kendisine bunu bir türlü satmıyorlar. gün boyunca yaklaşık 20 tane turkcell bayiine girdik ve hiçbirinde ya i phone 4 yoktu, ya da satamıyorlardı. ümraniye'de bir tanıdıktan ''senin için bir adet ayırdım, koş gel'' haberi gelince, hemen gittik ve evet... yeni oyuncağına kavuştu. benim teknoloji ile aram, sadece çalışmakta olan şeyleri bozmak şeklinde olduğu için, bu mutluluğu uzaktan izledim.

çok gezdiğimiz, çok fotoğraf çektiğim, çok hayranlık duyduğum bir cumartesi oldu, birkaç mekanı paylaşmak istedim.

2 yorum:

  1. Fındıklı'da hangi sergi merak ettim çok.Bir de o sırça köşkümsü yer Dolmabahçe Sarayı'na ait diye biliyorum ben ama yine de araştırmak lazım tabi.Keyifli bir hafta sonu olmuş oh mis :)

    YanıtlaSil
  2. sergiyi ayrıntılı olarak anlattım ama blogger fotoğraf yüklememekte ısrar ediyor şuan, bakalım ben kazanırsam birazdan yayınlamış olurum :)

    YanıtlaSil