14 Mart 2017 Salı

Gergedan gibi sakin, ağır

Ben böyle uzun aralar vermezdim, 29 Ocak'tan beri yazmamışım. İyi yanı, artık ufacık bir Metis ajandasına her şeyi günlük, hatta bazen saatlik yazıyor olmam. Yani kaydetmekteki isteğim bitmiş değil, bitirilebilmiş değil, buna da şükür. İlk defa çantamdan ayırmadığım ufak bir ajandam var, içinde planlanmış günler ve olaylar var, bir de zor bir şekilde geçtiğim sürecin notları var, faydasını görüyorum, iyi geliyor.



Yıllar sonra yolum tekrar psikiyatriste düşünce, kalıcı ve gerçek bir tedavi için umutlandım yine. Belki panik atak bu sefer en uzun arasını verir benimle, yıllarca gelmez, uğramaz. Tekrar rahat nefesler alırım. Rahat nefesler alabilmek için gereken tüm temizliği yaptım hayatımda, tertemiz sadeleştim, öfke ve üzüntü yaratan insan bırakmadım, psikiyatristin yapabileceğinden fazlasını yaptım, gerisi klasik tedaviye, zamana kalıyor. Bir de en iyi ilacım olan resimlere, boyayabildiğim kadar boyamaya.

Şu ''Yazacak ne var ki?'' ruh halim bir geçsin, yazacak çok fazla güzel konu, ressam, sergi, kitap, dizi ve film var. Bu böyle ufak bir başlangıç, nedense yıllardır düzenli olarak konuştuğum ve halimi anlattığım bir arkadaşım gibi gördüğüm bu blog sayfasına bir gönül alma gibi olsun.

Kedi Şeker haftalardır yeni evimde, benimle ve sevgilimle, etraf çiçeklerle dolu, fonda Frasier açık ve çayım var. Şimdilik bu yeterlidir.