30 Ocak 2010 Cumartesi

we three

patti'nin zayıf yorgun kollarına sığındım.
"Baby, please, don't take my hope away from me."
peki, peki, peki patti.
bana erkek kardeşinden bahsetti, çiftliğinden, atlarından.
onu dinlemiyor gibi dalgındım
pencereden dışarıya doğru.
ıslak sokak kedisi,
boğazda büyüyen bir düğüm.
soğuk eller.
saatlerdir.
keşke erkek kardeşim yakınımda olsaydı.
keşke tek çocuk olmasaydım.
keşke ağaç olsaydım.
yada bulut falan.
''And I lit a cigarette for your brother.''
bir şekilde her gün sona eriyor.
sona doğru erimek.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder