11 Ocak 2010 Pazartesi

''neyin var'' sıkıntısı

kimseyi bu çözümsüz, cevapsız duruma sokmak istemem. hele de en yakınlarımı. bilmiyor olamazsın değil mi? eğer bilmiyor ve anlamıyorsan, sorma gereği duyuyorsan, yüzüne açık açık söylemem gerekiyorsa.. boşver. hiç sormasan daha iyi, anlamsız çabalarla birbirimizi yormayalım.

içimde sonsuz bir ağlama isteği var. ama bu sefer ona yüz vermeyeceğim. dudağımı ısırıp hiç yetişmeyeceğini bile bile işlerimi yapmaya devam ediyorum. ''bu heykelimi ağlayarak yaptım hocam, içine gözyaşımı da kattım'' acaba bunu söylesem yeterli olur mu sunumda? etkileyici olacağı kesin. hem de komik. evet not alayım bunu.

birşeyleri kırmak istiyorum. sonra özenle yapıştırmak, sonra tekrar kırmak. tekrar. tekrar.

o kadar yardıma ihtiyacım var ki. her biriniz gelseniz, her birinize verecek kadar iş var elimde, keşke gelseniz. beraber ağlayarak çalışsak. ama aslında tamamen tek başımayım. acınası şekilde yalnız eylül. boğazında bir düğümle inatla kesilmeyen bastırılmış fotoblogunu tırnak makasıyla kesmeye çalışan eylül. fedakarlıkla enayilik arasındaki o kapkalın kol gibi çizgiyi bilemeyen, yalnız, yalnız eylül.

bugün kimseye iyi görünmek için plastik ifadeler kullanmayacağım. arada sırada gözyaşı döküp işime devam edeceğim sessizce. karşımdaki sabırlı insanlara iki seçenek vereceğim, ya gelip işin bir ucundan tutmak, yada soru sormayıp çenesini kapamak. çünkü ben yalnız bir insanım ve öyle istiyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder