10 Eylül 2011 Cumartesi

bakın bayım...

bakın bayım, niyetiniz nedir bilmiyorum ama sizin de bildiğinizi sanmıyorum öte yandan. siz neyin peşindesiniz bayım? nasıl davranacağınızı mı biliyorsunuz bir kadına, nasıl elde edeceğinizi mi, nasıl yanaşacağınızı mı, siz neyi ne kadar biliyorsunuz bayım? eğer her çiçekten biraz bal alıp yolunuza devam ediyorsanız, bu çiçeğin tüm balı, iyi kızarmış bir ekmeğin üzerinde, afiyetle yeniyor, bayım. bizim kapımız iyi niyetli herkese açıktır, arkadaş edinmeyi pek severiz, peki siz iyi bir arkadaş mısınız, bayım? iyi bir arkadaş olmayacaksanız, daha fazlasının ya da daha azının peşindeyseniz, biz sizi uzaktan izliyoruz ve kapıyı göstermek bizi mutlu edecektir, bayım. biz yem atan balıkçı gençlerle, biz de gençken karşılaştık, oltalara atladık, ağlara takıldık, ama artık yorulduk ve o yoldan bir kez daha geçesimiz yok, bayım. size yolunuzda başarılar, tanıştığımıza ne memnun olduk, ne memnun olmadık, çünkü pek birşey anlamadık halinizden, bayım.

1 yorum:

  1. insanın, söylemek istediklerini söyleyemediği zamanlarda, onun için konuşacak, bağıracak, küfür edecek, gerekirse er meydanlarında savaşacak bir dostu olması güzel. leb demeden leblebiyi anlayan zeka küpü lülüşka. senin ağzının içini öpeyim ne güzel yazmışsın!

    YanıtlaSil