10 Eylül 2011 Cumartesi

sirkeci, eminönü, çiçek pazarı notları




ilk önce girdiğimiz pasaja hasan'ın fotoğraf makinasını tamirden almak için uğradık. öğrendik ki bu arada, kristal'in yeri değişmiş, gideceklerin aklında olsun yeni yerini sormak. ki ben yakınlarda internette beğendiğim diana'lar için gideceğim.

daha sonra annemin bayıldığım takılarını aldığı dösim'e gittik ki, geç kalmışız, kapanmış. burası da her türlü modern, otantik, orijinal model broşların, yüzüklerin, küpelerin olduğu yer.

sonra büyük postane'nin önünde, büyük babamıza saygı duruşunda bulunduk. kendisi burada çalışır, atatürk'ün mektuplarını da saraya kadar götürürmüş. ailemizin gurur kaynaklarından biridir, büyük postanenin de yeri ayrıdır.

arkasından çiçek pazarına girdik ki, benim burda duygu selim başladı. zaten kafeslerde kapalı, hevesle bekleşen ya da küskünce oturan köpekleri görünce gözüm doluyor. birisine de resmen aşık oldum ve patilerini öptüm, iki kafes telinin arasından. adam halime acıyıp kucağıma verdi, sarıldım, o çenemi yaladı, ben patisini öptüm yine, çok zor vedalaştık.

sonra sıra balkonumuza çiçek seçmeye geldi. annem beyaz bir atlas aldı, ben kocaman bir mermer gülü. fotoğrafını koyduğum mor toplu çiçekte ise aklım kaldı, bir dahaki gidişimde balkonumuzaki ormana katılacak kendisi.

keyifli yerler buralar, istanbulda yaşamanın güzel yönlerinden biri. her zaman söylerim, bir fotoğrafçı için istanbul bir hazine.

2 yorum:

  1. İvitt diana almalısın sen dee ! :)

    YanıtlaSil
  2. ay o kadar çok soru var ki kafamda, almadan önce sana link atıcam modelleri, baya bir bunaltıcam seni sorularımla yaprak :)

    YanıtlaSil