10 Eylül 2011 Cumartesi

obez olmanın dayanılmaz hafifliği



emek blogunda, benim yazmaya kalkıştığım yazının aynısını yazmış! zaten bizim beyinlerimiz hastalıklı bir şekilde paralel çalışır. olay şu ki, fotoğrafta gördüğünüz muhteşem, tombik, içi türlü güzelliklerle dolu hamburgerleri sipariş ettik. benimki arizona burger, emeğinki max burger. hamburger o kadar dolu ki, ısırırken içinden ya köftesi, ya mantarı, ya karamelize soğanları dökülüyor. imkan yok bir hanımefendi gibi yenmiyor o meret. o sırada lezzetin doruklarındayken kate moss'un sözü geldi aklıma, ağzımdan karamelize soğanım düşerken ''omok koyt moss domuş ku, huçbu yomok sufur bodon olmok kodor hoz vormuyor'' sonra da cümlem sırasında yanaklarımda tıkışmış olan lokmaları yuttum güçlükle. böylece hamburgerlerin geri kalanını boğazımıza dizdim.

bu yazının özeti şu'dur dostlarım. modeller sıfır beden kalabilmek uğruna en kalorili ve lezzetli yemekleri kaçırmakta, ve karşılarında aldıkları tatmin, bu muhteşem tatların verdiği hazzın yanından bile geçememektedir. içinde erimiş cheddar peyniri, karamelize soğan, barbekü sosu ve kalın çekilmiş kıymadan yapılmış bir et olan hamburgeri yemeyen insan, bana haz'dan bahsetmesin.

5 yorum:

  1. fakat yavrum sen bize obez demişsin...incindim.

    YanıtlaSil
  2. fakat yavrum, bizim ruhumuz obez, asla gözümüz doymuyor, hep aç bir yönümüz var, yalansa yalan de?!?!?!

    YanıtlaSil
  3. obez kampı, ruh obezitesini de kapsıyor mu?

    YanıtlaSil
  4. hayır, obez kampı hiç konuşmadan, sabit bakışlarla yenilen cipsleri, eti puf pufları, halleyleri kapsıyor. o kampta sadece otomatik bir portakal gibi yemek yemek var.

    YanıtlaSil
  5. çanakkalede berkayların evinin bi odasını tamamen doldurmuşuz...devamı benim blogta

    YanıtlaSil