31 Temmuz 2011 Pazar

37




sizinle çok önemli bir sorunumu paylaşacağım dostlarım. sol ayağım. artık iyice emin oldum, sol ayağım içine kapanık, problemli bir çocuk gibi. dün yaklaşık 12 tane yara bandını sol ayağımı teselli etmek için sık sık değiştirerek, yeni aldığım ayakkabıları giydim. dolgu topuklu, bantları açık renk keten. ama şuan çöpe atacak kadar öfkeliyim ayakkabılarıma, o açık renk keten kan içinde kaldı. mutsuzum.

ayaklarım üstünüze afiyet 40 numara. yazlık ayakkabılarda zorla 39'a da sığdırabiliyorum. bu durum kendimi sindrella'nın ayakları cam pabuca sığmayan kötü kalpli üvey kızkardeşleri gibi hissetmemi sağlıyor. en beğendiğim ayakkabılara hep başka ayaklarda bakmak ve kendime erkek ayakkabısına benzer, rahat ama çirkin ayakkabılar almak yüreğimi dağlıyor. en sevdiğim şey olan babetlerin hep palet ayaklılar tarafından kapışılması, indirimlerde hep kenarda kalmış 37 numaralar...ah 37 numara ayaklara sahip olmak ne güzel olmalı.

dün bir de, binbir zahmetle giydiğim o topuklu ayakkabılarla yürürken (başka hangi kız topuklu ayakkabı giyince travestiye benzer bilmiyorum) erkek arkadaşım kahkahalar içinde ''o ayakkabılarla leylek gibi yürüyorsun kızım'' demez mi, hatta bir de taklidimi yapmaz mı... diyorum size, derdim büyük.

kırmızı converse'ler emeğe ait, siyah pabuçlar bana. emeğin yeni doğmuş kedi gibi ayakları var.

3 yorum:

  1. bende önü açık topuklu ayakkabılara özenirim ama ayaklarım ince olduğu için önden fırlayıp kayıp gidiyor ve hiçbir zaman o tarz ayakkabılar giyemiyorum.içimde kaldı.sanırım küçük ayakta bazen sorun olabiliyor :/

    YanıtlaSil
  2. 35-36 giyiyorum ve bugüne kadar hiç bi dezavantajını görmedim. çocuklar için üretilmiş cicili bicili şeyleri bile alıp giyiyorum bazen. eylül için en iyi çözüm: seni bir geyşa gbi eğitip ayaklarını küçültmeye çalışıcam yavrum. güzellik için ne acılar çekmedik ki, buna da katlanırız :D

    YanıtlaSil
  3. peluşum, küçük ayak en güzel şey, önü bantlı ayakkabıların önü minicik olanlarını seç, mis gibi giyersin. ben bir iki model bulup göndericem sana fotoğrafını.

    emek, ayaklarımı bezlerle sıkı sıkı saralım, hatta sonra senin ayakkabılarından birini giyeyim, öyle gezeyim, bence en az iki numara fark eder :)

    YanıtlaSil