21 Temmuz 2011 Perşembe

verita serum



pazartesi sabahıydı, okula gitmek için erkenden kalktım. ve kustum. bu olağan bir durum çünkü mide kapakçıklarım doğuştan biraz zayıftır, kusmak oldukça sıradan bir eylemdir benim için. ama sonra bu durum ikinci, üçüncü, dördüncü kez tekrarlandı. öğleden sonra yaklaşık yedi ya da sekiz kez kusmuştum ve her seferinde de çıkaracak birşeyler bulabiliyordum ki, annem apar topar hastaneye götürdü beni. orda da eylemlerime tüm renkliliği ile devam ettim. serum, iğne, acil. iki saat kadar sakin durabildim. eve geldik. sonra o geldi, elinde çiçeklerle. babasının da söylediği gibi ''benim ilacım o.'' beni de kedimi de olduğundan çok daha sakin tutmayı başarıyor, yine yaptı. o gidince ben tekrar klozete içimi dökmeye devam ettim. soluksuz kalana kadar. gece ateşim 40'a çıktı. ateşim o civardayken hep odamda duran ahşap dolapların üzerindeki şekiller birşeylere dönüşür, bir adet tenten, bir adet eşek, bir adet bernard shaw portresi, bir adet öpüşen çift. çok ciddiyim hep bunları görürüm o ahşap deseninin içinde. anlayın durumun vehametini...

sonraki günlerde durum azalarak bitti. mide mikropları gerçekten keyifsiz yaratıklar. hele benim gibi sokaktan beslenen, ''en pis yiyecek en güzelidir'' felsefesini benimsemiş olanlar için.

hasta yattığım günlerde en çok üzüldüğüm şey vizyona giren yeni harry potter filmine gidememek oldu. ben de son iki kitabı tekrar okudum. son üç filmi tekrar izledim. kitaplar hayatıma girdiğinde lisedeydim, muhteşemdiler, hala öyleler. en becerikli yönetmen bile o kitabın keyfini yaşatamaz bana. fakat deathly hollows'un ilk filmindeki harry ve hermione'nin dans sahnesi, kitapta olmayan, filme özel çok güzel bir ayrıntıdır. şimdi bu gece, sonunda yeni filme gidiyoruz. heyecanlıyım. snape'in son sahnelerinde ağlamaya da hazırım.

7 yorum:

  1. Tekrardan geçmiş olsun diliyorum,öpüyorum :)

    YanıtlaSil
  2. Son filmin 19 sene sonraya sardığı an çık salondan. Aklında iyi halleriyle kalsın.

    YanıtlaSil
  3. yaklaşık 1 saat sonra yeni filmi izliycem. Dobby gibi sevimli bi yaratığı öldürmeleri, Ron gibi bi adamı sürekli ikinci plandaki ezik hallerle göstermeleri, daha doğrusu yan rollerdeki harika oyuncuların yarım yamalak işlenmesi, gerizekalı at suratlı herinin boş bakışlarına odaklanan kamera... bütün bunlara rağmen sevdiysek daha da sırtım yere gelmez benim.

    YanıtlaSil
  4. canım yaprak'ım ve yeni arkadaşım StummScream, çok teşekkür ederim, artık iyiyim :)
    Hasoşum, cidden söylediğin kadar berbattı. Ginny'nin suratı 15 yaşında ama saçlar 40 yaşında, döpiyes 60... saçmasapan olmuş hepsi.
    Emek, zaten gelir gelmez her sahnenin üzerinden geçtik, bir de burdan çenemizi yormayalım şekerim, değmez ehehe

    YanıtlaSil
  5. Kitaplarının insanı götürdüğü hayaller alemini hiçbir film yansıtamaz bence,o kadar:))

    YanıtlaSil