18 Haziran 2010 Cuma

düğüm

bu kadar berbat bir gece olabilirdi.. oluyor. bitmiyor da. kesin uykum kaçacak bu gece, berbatlığının keyfini sürmem için.

okuldaki tüm eşyalarımızı topladık, atölyeyi boşalttık bugün. arabayı beklerken parkta, kamber gelip ayaklarımın dibine oturdu. yorgun yorgun onu sevdim, gözüm uzaklara dalmış halde, dökülmüş tüylerine, eğilmiş kulaklarına, artık azıcık açılan gözlerine baktım. kamber, bizim okulun en yaşlı ve müthiş kedisidir. itp'liler cemşit der, sanat yönetimi garfield der, bizim bölüm ise kamber der kendisine. sapsarı, koca kafalı, gürbüz bir kediydi, okula girdiğimiz sene. bugün kulağını kaşıdığım kedi ise... yaşlıydı. yutkundum.

elbette ki hüzün çökecek, hangi terk kolay ki, duygusuz ki.. zor bir günün berbat gecesini yaşıyorum. kimse bana karşı anlayışlı değil, ben de kimseye karşı anlayışlı değilim. lanet, berbat sesli, öfkeli ve sevgisiz bir ergenim şuan. 10 yıl önce neysem oyum. boğazımdaki düğüme bir de fiyonk atıyorum, ardı ardına lanet okurken.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder