30 Nisan 2010 Cuma

daydream

bundan bir 10 yıl kadar sonra.. deniz kenarındaki iki odalı evimdeyim. herhangi bir şehire gitmeyeli aylar olmuş. evin üst katı atölye, boyumdan büyük tuvallerle dolu. sadece istediğim şeyleri boyuyorum, kadın, kedi ve ağaç.. zaten çevremde de sırf onlar var. hayatım o kadar basit ve düz ki, 10 yıl öncesini düşündüğüm zaman gülüyorum halime. o kadar insan ve durum nereye gitmiş sorgulamıyorum. bahçemde en az dört tane köpeğim var, hiçbiri cins değil. ordan burdan bahçeme dadanmış sokak köpekleri işte, ama beraber yaşıyoruz. evimde de mütemadiyen bir kedi var. rengi gri olsun bu seferkinin. birbirimize yetiyoruz. aşık mıyım bilmiyorum, zaten hiçbir zaman bilmiyorum. ama biri varsa bile, çok uzakta. evlenmiş çoluk çocuğa karışmış olan arkadaşlarım, ara sıra kafa dinlemeye geliyorlar evime. burda kimse yok çünkü. deniz sesi var, rüzgar sesi var, boya kokusu var. o kadar..

sabah sabah camın önünde dans eden perdeye bakıp hayallere dalmışım. perdenin bu kadar yükselip taklalar atması ilginç, dışarda rüzgar bile esmiyor. 10 yıl sonraki evim, kedim, dostlarım ve sevgilim, bu sabah uzun uzun sizi düşündüm.

sonra camı kapadım. perde duruldu. uyanmışım.

2 yorum:

  1. ben de yaşamk istiyorum orda. bir kaç dönüm ötesindeki arazide...verandalı ufak ev, bahçede ulu ağaçlar kediler köpekler, beyaz keten çarşaflar.

    arada uğrarsın 5 çayı yaparız. ingliz kraliyet ailesinden geliyoruz biz çünkü :F

    ama bahçede ceviz olsun ki mutlaka, sincaplar gelsin arada.

    YanıtlaSil
  2. 5 çayımızı beyaz porselen fincanlarda içerken sincapları izleriz, geriniriz tembel tembel ''hayat güzel be'' deriz..

    YanıtlaSil