5 Şubat 2010 Cuma

whatever you say


ekşi sözlükte pek sevdiğim bir başlık vardır ta lise zamanlarından ''durduk yerde adamın bir yerine koyan şarkılar'' şeklinde. bir yerine koyan değil tabi ki, ama blogumda açık seçik küfürler yazamıyorum, okuyan aile üyelerine saygımdan. işte böyle sakıncalı şarkılar listemin ikinci numarasında yer alır bush-letting the cables sleep.

dinlemediyseniz, hiç dinlemeyin. açıkça uyarıyorum. hele de kalbiniz kırıksa (benimki son 10 yıldır kırık mesela) uzak durun bu şarkıdan, ne gerek var beter olmaya.

klibinde sağır bir kız, güzeller güzeli bush solisti gavin rossdale ile kavga ediyor, duvarlar boyanıyor, caddeler ışık seli, aman aman. pek fena.

''Whatever you say it's alright
Whatever you do it's all good
Whatever you say it's alright
Silence is not the way
We need to talk about it
If heaven is on the way''

öyle ki sözlerini yazarken bile içim acıyor. hadi bir de favori filmlerimizin birinden alıntı yapalım, hangisi önce geldi? müzik mi, yoksa sefalet mi? bunun gibi birşeydi sanırım. müzik ve sefalet, tavuk ve yumurta.

o halde, durduk yerde izlenmemesi gereken kliplerimizin en güzelini açalım, şarabımızı koyalım ve bırakalım içimiz temizlensin pırıl pırıl yaşlarla. Baudelaire'nin isteği değil midir, şarapla, şiirle ya da erdemle sarhoş olmamız, ama illa ki sarhoş olmamız? öyledir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder