3 Şubat 2010 Çarşamba

you stupid girl

cafe nero'nun rahat koltuklarından canlı yayın yapmayı bir borç bilirim. dostlarım, dış mekanlarda ettiğimiz sohbetleri uygar bir ses düzeyinde yapmaya ve içeriğini düşünmeye davet ediyorum hepimizi. şöyle ki, arkamda oturmakta olan üç adet kız var. bu kızlar ben geldiğimde yani yaklaşık bir saat önce, kilo almış arkadaşları begümü ve hiç kilo almayan arkadaşları handeyi konuşuyorlardı. begüm'ün obez olmuş olma ihtimali, begüm'ün aynı anda iki erkeği nasıl idare edebildiği, aslında özellikle ozan'ı hiç haketmediği, begüm'ün geçen gün iki tabak makarna yediği ve daha da doymadığı, zaten oldukça azgözlü ve görgüsüz bir kız olduğu konuşuldu. arkama dönüp ''ee lanet olası begüm'le daha ne işiniz var o zaman?!'' demek istedim, çok istedim. hande ise malesef begüm kadar şanslı değildi. o sanırım zayıflığının yanında güzel de bir kız, onun payına çok daha fena şeyler düştü. anoreksikmiş, terkedilmiş, 34 beden pantolonundan göbeği çıkmış, yüzü turuncuymuş, küpeleri komikmiş.. gerçekten üzgünüm hande, keşke bu kadar zayıf olmasaydın. yada düzgün arkadaş seçimleri yapabilseydin.

ben de dışardayken bazen boş bulunup avaz avaz konuşurum. özellikle de emekle berabersek, içerik olarak en yakınlarımızı bile rahatsız edecek düzeyde bir sohbet dönebilir, herşey mümkündür. ama bundan sonra şuan yaşadığım cinnet hissiyatını hatırlayıp ona göre konuşacağım. huzurunuzda topluma verdiğim sözümdür. ayrıca böyle zamanlarda taramalı bir tüfeğim olmadığı için şükrediyorum.

2 yorum:

  1. sadece emekle değil ki herkesle konuşuyosun, hele bana telefonda anlatııkların çok korkutucu. vay vay vay

    YanıtlaSil
  2. ehaheh sus bak bide ifşa ediyor beni blogumda!
    ama seninle 8'imizdeyken bile korkutucu şeyler konuşurduk ki biz, gelişmemizi beklemek hata olur :)
    ama varya hasan orda olsan cidden o kızlara dalardık. sevaba da girerdik.

    YanıtlaSil