
Dükkanın girişinde başlıyor o nefis kitap büyüsü sizi sarmaya. Hemen solunuzda her dilden, her boydan nefis mutfak ve yemek kitapları yer alıyor. Sağ taraftan ilerliyoruz, yeni çıkan romanlara, biyografilere, şiir kitaplarına gömülüyoruz sessizce. Sevgilimle birbirimize yeni yıl hediyelerimizi bu dükkandan seçmeye karar vermiştik, fakat ben şimdiden kendim için çok cazip bir roman buldum bile, hemen kenara ayırıyorum. (John Banville-Sonsuzluklar) Annem için de, bayıldığımız, sıcacık İrlanda romanları yazan Maeve Binchy'den ''Bir Kış Masalı'' elimdekine ekleniyor.
.jpg)
Sonrasında orta, yuvarlak masada yer alan, şu pahalı,büyük ve güzel tasarım kitaplarına dalıyoruz, hani şu kahve sehpası için alınan ama çok daha fazlasını hak eden kitaplara. O kendisi için iki tane çok başarılı Logo ve Grafik kitabı arasında kayboluyor, ben bir Louis Vouitton kitabının kapağındaki Charlotte Gainsbourg ile göz göze geliyorum. Sol tarafta müzik bölümü, Beatles kitapları, güzel bir David Bowie, derli toplu bir Rock'n Roll tarihi, klasik devler. Sonrasında ''Sanat Bölümü''. Robinson Crusoe ile ilgili en çok özlediğim şey, ne zaman gitsem hiç tahmin etmediğim ressamlar ve heykeltıraşlar hakkında karşıma bir kitap çıkıvermesiydi. Burada da bunu yaşamak beni mutlu ediyor, popüler ressamların yanında, pek duyulmamış ama meraklılarının havalara uçacağı isimler ve derlemeler saklı. (100 Women Artists kitabı epey ilgimi çekti.) Sanat bölümünün Taschen ve Phaidon'dan ziyade, biraz daha ufak, pek tanınmayan yayınevlerinden daha çok kitap getireceğini de umuyorum. Ferit Edgü'nün 100 yıl sonra Van Gogh kitabını da yanıma alıp, gezinmeye devam ediyorum.
Sağ tarafta şiir ve klasik romanlar, biraz daha arkasında bestseller romanlar yer alıyor. Jane Austen kapakları çok neşeli, çok şık. Tomris Uyar'ın YKY seçkisi, Turgut Uyar'ın Büyük Saat'i pek güzeller, pek kallavi ve doyurucular, onları elimle seviyorum. Aklımda olan ve merak ettiğim hemen her romanı görüyorum ve karıştırıyorum. Merak ettiğimiz ya da danışmak istediğimiz ne varsa, bilgiyle ve sevecenlikle cevap veren, işini çok sevdiği belli olan beyefendi de çok yardımcı oluyor. Sonuncu hediyemizi de seçerek, cafe bölümüne geçiyoruz.
Dışarda soğuk ve kar var, biz üşümüş ve yorulmuşuz. Sevgilim sakinlik veren, ben enerji veren bir kış çayı istiyorum, bir de tereyağlı kruvasan, hepsi çok güzeller. Kahveyi evde içtiğimize pişman oluyoruz ve bir dahaki sefere saklıyoruz. Etraf şıkır şıkır, yılbaşı süsleri ve genel dekor çok güzel, huzur verici ve sakin. Bir sürü kitap pakedi, hafiflemiş cüzdanlarımız ve ısınmış ellerimizle Minoa'dan ayrılıyoruz.
.jpg)
.jpg)
Bir dahaki sefere alacak olduğum kitaplar, daha uzun vakit geçireceğim raflar ve güzel dekoru, birkaç gündür hala aklımda. Böyle dükkanların bu kadar mutluluk vermesinden ve şaşırtmasından, kapanmasından da endişe etmekten dolayı ufak bir hüzün duyuyorum, ama içinde bulunduğumuz bu şehirde, dönüp dolaşıp kurulan cümle hep ''Buna da şükür!'' O yüzden sahip çıkmak adına elimden geleni yapıyor, size de bu güzel kitapçıyı tavsiye ediyorum. Akaret'lerin sonunda, Vişnezade Taksi Durağı'nın hemen karşısında, köşede yer alan, dışardan ufak görünen, içi kocaman, iki katlı bir dükkan, Minoa, keyifli keşifler ve mutlu bir kayboluş dilerim.

.jpg)
.jpg)
























.jpg)


















