9 Kasım 2015 Pazartesi

İpek patili kedi

  Gece uyuyamadığımda, huzursuzlandığımda yastığımı senin karşına çekmek. Bir süre derin derin uyumanı izlemek, uyandırmaya kıyamamak. Uykunda -artık rüyanda neler yiyorsan- ağzını şapırdatman, patilerinin seğirmesi. Dayanamayıp burnumu tüylü yanağına, gıdına doğru itmek, bebek pudrası gibi kokunu içime çekmek, tüylerinin arasında uyumak için ihtiyaç duyduğum bütün huzuru ve dinginliği bulmak. ''Ah sen olmadan bir yatak, bir ev, bir koridor ne kadar da boş olurdu'' demek. Senin bütün bunları anlaman, bir göz kırpışında hepsini onaylaman ve bilmen.

Rene Magritte senin bir resmini yapsaydı, kusursuz kedi hatlarını, komik ve muhteşem gözlerini, kuyruğunu, yumuşak kulaklarını olduğu gibi boyardı. Altına da el yazısıyla ''Kuş tüyü'' yazardı. Çünkü benim zihnimde yaşayan ve boyayan Magritte için, sen bir kuş tüyüyle eşsin, iyi ki de öylesin.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder