30 Eylül 2015 Çarşamba

Cunda'ya iki kala

  Ben burada üzgün satırlar bırakmayı sevmiyorum, son yazdıklarım hep umut dolu ve aydınlık olsun istiyorum, yoksa bir yanım eksik kalıyor. Bavullarımızı topladık, yine sonbaharın fırtınalı bir gününde, Cunda'ya doğru yola çıkmaya hazırız. Geçen senelerde olduğu gibi, 'bizim olan ev'i bulma amacıyla, ev baktığımız kadar sokak, kedi, köpek, bitki, yemek de bakarak, hayatın güzelliklerine doyarak yaşamak üzere gidiyoruz anne-kız.

İlk yemeğimizi elbette ki Ayna Cafe'de yiyeceğiz. Bu sezon için elleriyle yaptıkları dekorlara, duvarlara astıkları resimlere bakarak. Ben o çok bayıldığım ahtapotlu pilavdan ya da sahanda domatesli köfteden alacağım, annem çok sevdiği sebze çorbasından. Yaşlı ve tombul köpekleri Pirinç'i seveceğiz, çok kibar bir hanımefendi olan sahipleri gelecek ve ''Lütfen yemek vermeyin olur mu? Diyet yapması gerekiyor.'' diyecek.

 Hemen karşı kaldırımda bulunan Taş Kahve'ye gireceğiz sonra, yemek üstüne sahile karşı çayımızı içmeye. Ben o mis gibi kokan Adaçayı'ndan alacağım hemen, bir de etraftaki yeni kedilerle tanışacağım, kucağıma (fotoğraftaki sıpalardan da gözüktüğü gibi) en az bir tanesi gelip yerleşecek, mırıl mırıl uyuyacak. Kahveci Mustafa abi gelecek, ''Evi bulamadınız mı hala ablam?'' diyecek, hal hatır soracak.

Taksiyarhis Kilisesi'ne çıkan yolları yürüyeceğiz, bu kilisenin dönüştürüldüğü müzeyi bir kez gezmek yettiğinden, içeri girmeyeceğiz. Bulunduğu sokaktaki emaye kaplar, fincanlar satan antikacıya gireceğiz ama mutlaka, o harika iki katlı, bol pencereli eski Rum evi'nin de yine bir sürü fotoğrafını çekeceğiz. Bazı güzelliklerden hiç bıkılmıyor çünkü.

Ama kediler, en çok kediler... Beni onaran, içimi huzurla ve sükunetle dolduran, her biri farklı ve özel kedilere kavuşacağım. İstanbul'dan tek farkları daha mutlu ve şanslı olmaları o kadar, ama o halleri bile yansıyor insana, iyi geliyor.

  Yarın gece çılgınca esen rüzgarı dinleyerek, ertesi sabah göreceklerimi düşünerek uyuyacağım. Yola çıkmak hep en sevdiğim, bana en çok yazdıran ve çizdiren ruh hali oldu. Şimdilik bunu bilmek ve heveslenmek yeterlidir.

2 yorum:

  1. Benim Ayvalık yayınıma yaptığın yorumla en kısa zamanda yeniden gitmek tavsiyelerini gerçekleştirmek istemiştim, bu yayınınla iyice depreşti gitme isteğim. Sonbaharda nasıl da güzeldir oralar. Keyfini çıkarman, evinizi bulman dileklerimle :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İlaç gibi geldi burası, her şeye bir su serpti, mis! Hiç denemediğim yerleri ve yemekleri deniyorum, dönünce toptan bir yazı yazıp, özet geçeceğim sanırım, umarım senin de hoşuna gidecek tavsiyeler çıkar. Sevgiler ve huzurlar yolluyorum buradan! :)

      Sil