29 Eylül 2015 Salı

Gerçekte nasıl olduğum.

Hayatımdaki önemli görünen her şeyin (hemen hemen) vazgeçilebilir ve önemsiz göründüğü günler. Birkaç gün önce buraya bir şeyler yazdım, yaklaşan bir ruh halinin tahminleri gibiydi, sonra sadece kaydedip çıktım (evden değil tabii ki, sayfadan) Şimdi geri dönüp okuduğumda, romatizma hastalarının yağmuru hissedişi gibi, yaklaşan kaygıyı sezdiğimi ve huzursuzlandığımı fark ediyorum, ''En azından'' diyorum kendi kendime, ''En azından artık hazırlıksız yakalanmıyorum.''

İki gün önce kendi kendime merak ettim, acaba benim hayatıma uzaktan bakan ve özenen insanlar var mıdır? Çizdiğim imaja baktım (Artık hepimizin imajları var, instagram, facebook, twitter, bir sürü imajı, sonsuz bir boşluğa yansıtıyoruz.) Müthiş bir kedim, harika bir sevgilim, inanılmaz bir ailem var, resim yapmama ve eğitimini almama hep destek oldular, erkenden kalkıp gitmem gereken bir işim yok, maddi kaygılarım var ama hayatımı olumsuz etkileyecek düzeyde değil, başımı soktuğum bir evim var, çiçeklerim var. Var da var... Peki bu imajın ötesinde, beş gündür nefes darlığından başka bir şey hissetmediğimi, aniden bastıran keder ve kaygıdan ötürü konuşamaz olduğumu, 8 yıldır aralıksız ve boşuna ilaçlar aldığımı tahmin ediyorlar mıdır, benim mutlu fotoğraflarıma bakarken? Suçluluk duydum. Nasıl ben bu berbat anlarımda birilerinin fotoğraflarına bakarken ve ''Hayatları ne kadar da tasasız, hafif ve parlak!'' diye düşünürken, aynısını başkalarına düşündürüyor olabileceğim için öfkelendim kendime. O resimleri bir çeşit 'mutluluk deposu' olarak kaydetsem ve kendim için saklasam da, bir an tüm gerçekliğim çok yapay geldi. Aslında sorun, 8 yıldır tüm gerçekliğimin çok yapay  gelmesinde ve inanın, ne antidepresanlar, ne xanax, ne bitmeyen uykularım, ne de dış dünyaya çizdiğim mutlu imaj, o gerçekliğin yabancılaştığı berbat anları biraz bile dindiremiyor.

Dün google'a ''psikiyatr, anksiyete, Beşiktaş'' yazıp, civardaki klinikleri ve doktorları inceliyordum. İşin acınası yanı, bunu kendi isteğimle değil, sevgilimin artık bu halime dayanamıyor oluşu yüzünden yapıyordum. Benim kendime açık açık söyleyemediğim her şeyi, elimden tutup yüzüme söyledi. O anda fark ettim gerçekliğimin ne olduğunu, yardıma ihtiyacım var. Bunu söyleyebilmek biraz iyi, biraz tuhaf. Mükemmel bir imaja ve harika varlıklara sahibim, ama bunların yanında kronik depresyon, panik atak, manik depresyon ve en berbat olanı da anksiyete bozukluğum var, 8 yıldır normal bir hayat sürmüyorum ve bu yazdıklarımı birkaç saat sonra gelip sileceğim. Umarım silmem. Umarım artık bütün imajı, bütün gerçekliği ve tuhaflığı olduğu gibi kabullenirim.

2 yorum:

  1. Anksiyete, panik atak.. Bu kelimeleri duyunca bile bi tuhaf oluyor içim. Bu senenin başlarında 2 kere kriz geçirdim iş yerinde. Hastaneye götürüp sakinleştirici verdiler. Sonra Psikiyatra gittim ilaç verdi. Kafamı kaldıramadım, çok ağır ilaçlardı. İçimdeki heyecan, karamsarlık, nefes darlığı bir türlü geçmedi. Sonraları yürümekte zorlanır oldum. Sanki yer ayağımın altından kayıcak ve düşücek gibiydim. Yolda yalnız yürüyemez oldum. Psikoloğa gittim. Kan tahlili yaptı. B12 vitaminim neredeyse kalmamış kanımda. Bu da sinir hücrelerini besleyen bi vitaminmiş ve benim hücreler harab olmuş. Vitamin iğnesi yedim, hap olarak da içtim. 2 ay sonrası toparlandım. Ama ara ara hala içim daralıyor ve eskisi gibi olucam diye çok korkuyorum. Sen de yazmıştın vitamin eksikliği olduğunu. Ama ilaç kullanyorsun. Aksatma hiç. Ve pes etme. Elbet bi nedeni vardır bu şekilde olmanın. O nedeni en kısa sürede bulmanı ve ona hükmetmeni diliyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili dostum, çok teşekkür ederim bunu paylaştığın için, destek olduğun için. Evet, benim de başlangıcım seninkiyle aynı oldu, hiç beklemediğim bir anda hastanelik olarak. Ama ben senin gibi sebeplerini araştırmak yerine, çok ama çok kötü bir doktor tarafından reçete edilen ilaçlara sarıldım, ''Beni bu illetten kurtarsın yeter'' diyerek. Sonra yıllar geçti, bendeki kaygılar derinleşti ve tuhaf, korunaklı bir hayata sığınarak, sebepleri de hep göz ardı ederek devam ettim yola. B12'nin ne kadar önemli bir vitamin olduğunu daha geçen sene fark ettim, bu sene ise anca bilinçlendim. Üç haftadır düzenli kullanıyorum, ilk defa yüzleşmek, öğrenmek ve iyileşmek için halim var. Çok geçmiş olsun tatlı madam, umarım benimki de geçecek.

      Sil