16 Eylül 2015 Çarşamba

Aksi gibi

Ne kadar çabuk geçti o tatil huzuru, ne kadar çabuk döndü tatil sonrası hüznüne? Azıcık daha sürseydi, tatilin son günleri büyük bir gazla yaptığım planları, listeleri gerçekleştirseydim en azından, ufak bir kısmını ya da? Tamam, bari son ayların en kötü migreni tutmasaydı, birkaç saat sürüp geçseydi, upuzun iki uyku yetseydi bu ışıklı sağ göz canavarına. Ver ordan ver, en sağlam ağrı kesiciyi ver, perdeleri kapatalım, demli ve sıcak bir çay. El yordamıyla kediyi bul, battaniye gibi üstüne çek. Derin nefesler, ne yapacaktım ben? (bir süre sadece nefes alıp vereyim en iyisi)


Hayır bu sefer vazgeçmeyeceğim. Bu resimleri öyle ya da böyle satacağım, satılığa çıkaracağım. Sanki bir iskambil oyununda elimde fazla birikmiş ve artık sığdıramadığım kartlar gibiler. Onları artık görmeyi, çevirip çevirip bakmayı, elimde tutmayı istemiyorum. O instagram hesabını açacağım, o resimleri yollayacağım.

Ne zaman ardı ardına fazla mutlu ve huzurlu hissetsem, böyle berbat hissettiğim günler de hemen gelir ardından. Ellerim önce sinirden, sonra rüzgardan, en son olarak da ağrının şiddetinden buz gibi. Hadi geçsin artık parlak ışıklı migren, şu gözlerimi acıdan kısıp, etrafı boz bulanık görüşüm. Havanın bu hafifliğini ve güzelliğini değerlendirmek gerek.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder