5 Ağustos 2015 Çarşamba

Summertime... and the livin' is easy.

  Bu elbette Ella Fitzgerald'ın muhteşem şarkısının güzel giriş cümlesi olarak kalıyor çoğu zaman. Yaz pek de kolay geçmiyor, özellikle aşırı sıcağa ve neme benim gibi hiç hoş tepki vermeyenler için. Yine de güzel bir öğleden sonrası, annemin ''Kahve hazıııır?'' sesiyle balkona çıkmak, buz gibi ahududu likörüyle serinlemek, sardunyalardan ve kaktüslerden konuşmak güzel. Cunda'yı ve Taşkahve'yi deli gibi özlemek, ama en ideal gezme vakti olan sonbahara kadar sabretmek, o vakte kadar da oradan buraya taşıdığımız kap kacakları kullanmak, hatırlamak, kadeh tokuşturmak, evet bunlar da Ella'nın yumuşacık sesiyle söylediği güzel yaz vakti keyiflerinden.

2 yorum:

  1. Biliyor musun bazen içinde yaz güzellemesi olan çok enfes şarkıları içtenlikle söyleyemediğim için hüzünlenirim. Çünkü bilirsin, biz kış çocukları zararsız ve ince hüzünleri severiz.
    Ama olsun bizim de "Baby it's cold outside"mız, "Walkin' in a winter wonderland"ımız var.


    (Kazandık)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Nasıl da katıldım sana (yine) Ancak bu şarkıyı bir başka seviyorum, çok nadiren yaza özel bir keyif yapıyorsam, mutlaka onu çalıyorum arkada, baygın baygın ve huzurlu eşlik ediyor. Ama senin söylediğin kış şarkıları, kesinlikle ruhumuza, coşkumuza ve kışın masalsı güzelliğine eşlik eden klasikler, ah artık vakitleri gelse de dinlesek!

      Sil