27 Ağustos 2012 Pazartesi

dışarda

dışarı çıkmak için eline bir fırsat geçer. bu fırsatı tepe tepe kullanırsın. kullandım.

altı tane elbise değiştirip, yarım saat özenle makyaj yapıp, sanki çok önemli bir yere gidiyormuşum gibi hazırlandım. aslında sıradan bir cumartesiydi, taksim, atölye ile başlayacak olan.

sonra yolum galatasaray'dan aşağı düştü, ne kadar da özlemişim o sokağı. casette butik önünden geçerken, indirim olduğunu hatırladım. küpelerini çok seviyorum, indirimdeki küpelerini daha çok seviyorum. eddie'nin küpelerinden buldum kocaman. kesin bir kaç kez takıp takıp vazgeçeceğim, sokağa bile çıkamayacağım.

biraz daha ilerde çizgi romancımız var, gitmeyeli en az bir yıl oluyor. içeri girdim ve o güzel kokuyu duydum, marvel kokusu dediğim. elbette ki batman, cat woman hatta bane için özel çıkarılmış pek çok anlamlı ve anlamsız seri, dergi, kitap gelmiş. tankgirl'ün görmediğim özel kalın kitapları, fiyatını sorup aynen geri koyduğum kocaman bir star trek quiz kitabı, eski ve ince dylan dog'lar. bir saat kadar aç bir şekilde hepsine baktım. derken o'nu gördüm. spidermanlerin arasında, apayrı bir şekilde arada sıkışmış bana bakıyordu. marvel'ın çıkardığı jane austen serisinden ''sense and sensibility''... bir süre ''bu ne zaman çıktı'' ile ''bunun burda ne işi var'' arasında gidip geldikten sonra kasaya koştum. kese kağıdında mis gibi yeni çizgi romanım, atölyeye gittim. çatıya çıktım. çay koydum. hava rüzgarlıydı, caddeden farklı olarak. ve ben de farklıydım, son bir haftadan epey farklı olarak.

ve günün geri kalanında ve gecede de çay teması vardı, bergamot kokusu, rüzgar, insana iyi gelen her türlü sıradan mutluluk.



2 yorum:

  1. O keyif taa buradan bana bile geldi.O sokakta gezinen iki tane tip görürsen,çorbacıdan çıkıyor olabilirler örneğin,hemen durdur ve YAPRAK! de.Bence o ben olacağım ve sana çorba ısmarlayacağım.

    YanıtlaSil
  2. o sokakta kesinlikle karşılaşmalıyız, sahaf cafede çaylarımız ve keklerimiz de benden : )

    YanıtlaSil