30 Kasım 2011 Çarşamba

şeyler ve aydınlanmak üzerine...

''şeylerin'' tuhaf bir biçimde yoluna girmesi beni endişelendiriyor. şeyler kendi kendine mahfolup, kendi kendine düzeliyor. ve ben evden çıkmaya hazırlandığım, herşeyin muhteşem olacağını hissettiğim bir öğle vakti, aniden çalacak telefonun, birden karşıma çıkacak bir insanın bunu bozmaması için hiçbirşey yapamam. çünkü geçen gün aydınlandım. aslında birkaç yıl önce aydınlanmıştım, bir 23 mayıs günüydü ama, geçen günkü başka türlü bir pırıltıydı. kendi sesimi duydum, bana dedi ki ''hayat böyle bebeğim (kendime tatlı bir şekilde hitap etmekten hoşlanırım) ne mutluluk, ne üzüntü kalıcı değil, sürekli birbirlerini kovalayacaklar'' kendime böyle dedim ve elimi avuçlarımın arasına aldım (yani o an üç tane elim vardı, en az) ''üzülme. ya da boşver üzül, çünkü nasılsa fazla uzun sürmeyecek.''

şeylerin sırrı budur dostlarım, sizinle de paylaşıyorum ki, ruh hallerinize aldanmayın, onları yatıya gelmiş sanmayın, çünkü siz daha temiz çarşaf çıkarırken kalkıp gidiverecekler.

şuanda herşey yolundaysa, o güzel suratına, güzel kocaman bir gülücük yerleştir. eminim şimdi çok daha güzel gözüküyorsundur. bu halinle bir resmini çizmek isterim.

4 yorum:

  1. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  2. gökkuşağının bittiği yerden pembe bulutlara kırmızı uçan balonumla uzanırken önümden geçen minik mavi kuşlara da selam çakayım mı? bu ne lan! hayat bok gibi evlat, bunu unutma! alskdjf

    YanıtlaSil
  3. önceki yorumunu dayanamayıp kaldırmışsın. yüreğin el vermemiş, nasıl kabalaştıysan, nasıl çirkef sözler ettiysen artık....

    ulan yazıyı tekrar oku, ne diyor orda hayat nefis demiyor, diyor ki herşey geçici, neşeye de hüzne de kapılma diyor. biraz daha zorlasam tüme varıcaktım, toptan gelecektim, nihilist kelebek olacaktım. olmadı.

    YanıtlaSil
  4. ya önceki yorum da aynısıydı ama hata verdi sildim o yüzden. yoksa ağız dolusu küfür filan etmedim. yapmadım öyle şey.

    YanıtlaSil