23 Ağustos 2011 Salı

çünkü çok güzeliz



bir gündüzdüşü sırasında belirdi herşey. o kadar güzeldik ki. beyaz, kısa, kolsuz gömleğimi giymiştim. altında da uçuşan şifon eteğimi, koyu yeşil. tırnaklarım kısa ve pembe ojeliydi. oje sürmek? ben? peki bir seferlik olsun. turkuaz taşlı gümüş yüzükler vardı parmaklarımda. bir de kocaman küpelerim, üzüm salkımı gibi. sadece kırmızı ruj sürmüştüm. kahverengi deri bir çantam vardı. yanımdaki kızda da vardı aynısından. ama o kirazlarla dolu bir elbise giymişti, kısacık. bir de 50'lerden kalma bir güneş gözlüğü, siyah, kocaman. ayağında bantlı babetler. tam tarif edemiyorum, çizmem gerek. içimizde en şık olan, her zamanki gibi diğer kızdı. en sonunda o pileli eteklerden bulmuş, dizinin altında biten. rengi koyu bir kırmızı. bir de büstiyer giymiş üstüne, kenarı incecik dantelli. bir de topuklu ayakkabıları var, seksi olanlardan, burnu açık. altın kalın bir bileklik takmış, kuş tüyü şeklinde. bir de ince bir altın zinciri var upuzun, ucunda bir baykuş.
elimizde lomo'lar var, çünkü bu kıyafetler ancak lomo ile çekilir. hangimizin sevgilisi çekiyor fotoğraflarımızı, bilmiyorum. önemli de değil. sadece o akşamüstü denizden çıkınca, çok güzel giyinmek istemişiz. çok güzel hissetmek istemişiz.
renkler canlı, aynı anda soluk, bir nostalji var havada. o da herşeyin bir gündüzdüşü olmasından kaynaklanıyor. ama yine de çok olası bir düş.

4 yorum:

  1. a-aaa ama sen bizi tarif etmişsin yavrum, zincirinin ucunda baykuş olan direk benim yani, anlamadım sanma :)

    YanıtlaSil
  2. fakat dostum, elbette ki sensin o. zincirinin ucunda baykuş olan başka kim var ki :)

    YanıtlaSil
  3. maşallah :D nekadr güzelmişiniz öyle

    YanıtlaSil