30 Aralık 2013 Pazartesi

kokina günleri

  babannemin her yılbaşı aldığı, yeşil kocaman vazosuna koyduğu kış çiçekleri kokina. kırmızı top top çiçekli, diken yapraklı. insanı nasıl da mutlu ediyor. geçen gün beşiktaş'tan eve dönerken 3 demet aldım, babannemi andık, onun vazosuna koyduk. sonra yeni yıl kartlarımı yazdım, birkaç en sevdiğim süsü (bu sene çam yok, üşengeçlik var) görünen köşelere dizdim.



  coşku hissetmiyorum yeni yıla karşı ilk kez. çünkü eski yıl yorgunuyum, eski yıl hem başlangıçlar hem bitişler getirdi, yeni başlayanlar bitti, en başa dönmüş hem de yorgun halde dönmüş buldum kendimi sonunda. ''ya n'oldu şimdi böyle?'' diye soran bakışlarla. şimdi o yüzden tekrar başlamaya korkan, bir adım atmadan önce bin kez düşünen ve en sonunda adım atacağı ayağını uzatıp, üzerine battaniyeyi seren bir haldeyim. herkesin bir şükretme noktası var ve olmalı, bu kısım tertemiz ve kusursuz dediği, (eski yılda aşık olduğum kadar yeni yılda da aşkla dolu kalmak, minnet duymak, onların yeri burası)

  artık hepimiz için gidebilir, yerine yenisini bırakabilir. dilekler dileme zamanıdır, ne dileyeceğini büyük dikkatle seçme ve ona inanma zamanıdır. çünkü yıldızların hangi noktadan kayacağı ve o an hangi dileğimizin gerçek olacağı bilinmez. içimizi temizlemek için sütlü çay içelim, zencefilli kurabiye yiyelim, yeni yıl renklerinde ve süslerinde mutluluk bulalım.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder