6 Aralık 2013 Cuma

Go Domin Go.

  Bir insan nasıl deliriyor ve bir gemi yapmaya kalkıyor insan başına; içine tufandan kurtarmak istediği herkesi ve her şeyi katacak ve açılacak şekilde? Bir cümle nasıl anlatmak istediğim her şeye oburca atlayıp, uzadıkça uzarken anlamını kaybetmemeye çalışıp, anlatmak istediklerimden tamamen ayrı bir anlama bürünürken bana gülümseyebiliyor? Bir cümle nasıl beni küçümseyebiliyor üstelik kendim kurduğum? Devriliyor, dağılıyor, kabul edilebilir bir form almaktan vazgeçip buharlaşıyor. Uyuyakalıyorum cümlenin sonunda.

  İyi. Güzel. Nasıl? Peki.

  Bugün bir haftadır çok severek okuduğum kitabı bitirdim. Hakkında yazmak, anlatmak istedim, sonra kalkışmadım. İlk defa kendimi efkarlı ve yorgun bir katil-kovboyla özdeşleştirdim, ilginç bir deneyimdi. Domingo Yayınevi, seçtiği ve yayımladığı kitaplarla beni hep şaşırtıyor. Tüyap'ta 6 kitap aldım bu sene Domingo'dan, alırken içim rahattı çünkü önceki deneyimlerimden, bu yayınevinden kötü kitap çıkmadığını öğrenmiştim. Sisters Kardeşler çok akıcı, çok güzel bir Western romanı, okurken filme çektim kafamın içinde, izlemekten de ayrı bir keyif aldım.

  Bir başka sergi yazısı, hazırlığı, sıkıntısı. Sergiler büyük sıkıntı. Sergisiz sanat olmuyor mu? Küratörsüz sergi? Küratör kelimesini tamamen silebiliyor muyuz hafızamızdan ve hayatımızdan, ucuz şaraplı suni ortamlarla birlikte? Çünkü benim tek istediğim evde oturmak ve çay içmek aslında. Yapay gülümseyebilen mimiklerim ve kendime yabancı ses tonlarım kayboldu.

  Ben de biraz. Kayboldum aslında gibi.

2 yorum:

  1. hiç de bulaşmam o tarz kitaplara ama merak ettim alacağım ben de yorulacağım! oh olsun :) ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Western benim de hiç merakım olan bir tür değil, fakat cidden anlatımı ve betimlemeleri çok güzel, çok saf. Baş karakterlerden iyi niyetli olanının dünyayı algılayış tarzı, bir kiralık katilden hiç beklemeyeceğin (ya da tam da bekleyeğin kadar) tuhaf ve sevimli. Bence sevebilirsin :)

      Sil