13 Aralık 2013 Cuma

Kediler ve ruhlar üzerine.

Bu (neredeyse) kusursuz dört kış gününün ardından, elimde bir fotoğrafımız var şimdi. Sabahın 7'si, en yabancısı olduğum saatlerden biri, pijamalarımız, bembeyaz karın aydınlattığı yüzlerimiz, senin şişmiş gözlerin, benim dağınık saçlarım. Ne kadar mutlu görünüyorum. Ne kadar harika görünüyorsun. Geçen hafta evden çıkarken sana bir mektup bırakmıştım, içinde geçen bazı satırlar yüzünden sonra tereddüt etmiştim, acaba fazla mı döktüm kendimi, fazla mı açık ettim en uçlardaki hislerimi diye. Ama hayır, şimdi düşündüğüm zaman şu dört günü, az bile yazmışım. Dediğim gibi, ''Ruhum ruhuna aşık oldu.'' Bak iki gözüm önüme aksın ki dramatize etmiyorum, ki bilirsin taşı sıksam dramını çıkartırım, severim. Ama burada hiçbir dram göremiyorum, çok heyecan, çok ısınmak, ellerin soğuk kalması, dozu olmayan bir tutku ve sempati, hepsi bu. Ah bir de, 11 Aralık'ın turuncu mumları, sessiz karı, demli çayları.



Benim içimde bir yer var, kırılmak için yapılmış. (yok hayır, cam gibi değil; camın kırılmak için değil, uzağa ihtiyaç duyan bakışlar için yapıldığına eminim. hayatımda camların büyük yeri var, kırıldıkları çok az oldu) benim içimdeki bu yer yumuşak, ama tuzla buz olabiliyor. ben en derinlerime batıp gömülebiliyorum. ''yok bu sefer kalıcı, düzelmeyeceğim'' sanabiliyorum, dile getirmeden. ve bir an geliyor, nefeslerim yetmiyor. Saatlerin dakikaları, evin sesleri kırıyor beni. Ama sonra ıslak saçlarımı berenin altına tıkıştırıp, çantama boya kalemlerimi ve defterimi koyup, zar zor evden çıkıyorum. Çok kısa bir süre için, o da takside. Ve başka bir evdeyim. İşte o evde benim tuzla buz olmuş yumuşak karnım düzeliyor, onarılıyor. Gıdısı, kulakları kaşınıyor, sırtı okşanıyor, yumuşak karnım kıvrılıp huzurlu bir uykuya dalıyor. Uyandığında bir tepsi içinde çay ve kurabiye buluyor, gerinip gülümsüyor. Ve ait olduğu adamın kucağına zıplayıp oradan pür dikkat dünyayı izlemeye başlıyor. İyileştim. En derinlerden bir kez daha kurtuldum. Suyun yüzeyinde değilim, ama gökyüzünü görebildiğim hoş bir yerdeyim.

Senin ruhun.
Benim kedim.
Senin ruhun.
Ben kedinim.

4 yorum:

  1. aklıma sezen aksunun gülümse şarkısı geldi. bir de şey, şuu "suyun yüzeyinde değilim, ama gökyüzünü görebildiğim hoş bir yerdeyim." cümlesini alıp gidiyorum müsadenle :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Beğenmene sevindim fakat pek hassas olduğum bir konudan dem vurdun, alıntı yaparsan isim kullan olur mu, hatrım kalır. Sevgiler:)

      Sil
    2. Ehehe, yok alıntı yapmam genelde :) O, çok sevdim anlamındaydı :)

      Sil
    3. ay o zaman ben de pek mutlu oldum! bir iki yazı aşağıda, yaşadığım çok saçma bir olay var da, o yüzden öyle hassasım dedim. yoksa cümleler hepimizin:)

      Sil