22 Aralık 2013 Pazar

öyle durup dururken

şu hayatta en sevdiğim şey uyku olduğu için mi başıma büyük, parlak mucizeler gelmiyordu?
başıma büyük, parlak mucizeler gelmediği için mi, sıradan yaşamımdaki her mutlu ayrıntı devleşiyordu o an?
gözümü alamadığım sokak ışıkları, galata kulesi (her gördüğümde büyüleniyorum istemsiz) ışıklı cafelerdeki insanlar ve soğuk havada kalabalık koşan sokak köpekleri, bunların hepsi mucize mi, ayrıntı mı? (ya da bu dünyada aynı anda iki şey olmak ve bunun iki kişiye göre değil bir kişiye göre mümkün olması var mıdır?)

ne kadar yalnız bir kız.
ne kadar da heyecanlı.
neredeyse sevincimden üzüleceğim.
ki sanırım bu en sevdiğim olma hali.

şimdi kolunuzu omzuma atsanız ağlarım. yok, sinirlerim bozuk diye değil ki gerçekten bozuk değil. bazen işte ben, omuzlarımın var olduğunu unutuyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder