15 Mayıs 2010 Cumartesi

yara bandı olarak kendi portrem

ben iyi bir yara bandıyımdır. her türlü kişilik yaralanması, güven sarsılması, hayal kırıklığı durumlarında kendimi yaranızın üstüne kapanmak ve havayla bulaşan mikropları engellemekten sorumlu hissederim. bunu isteyerek ve severek yaparım.

yaralı insanları, içgüdüsel biçimde çekici bulurum. belki bendekiler de çok derin olduğundan, belki asıl amacı kendini onarmak olan bencil itin teki olduğumdan, pek sorgulamam. işimi yaparım.

en kolay tedavi kendine güvenini kaybetmiş insan tipidir. zedelenmiş egoyu benim kadar hızlı şişiren ve eskisinden iyi hale getiren bir yara bandı bulamazsınız. elimden pek çok umutsuz vaka geçti. derbeder, tir tir titrer halde bulduğum bu hastalar, binlerce sarılma, iltifat ve mevcut potansiyelin yüzeye çıkarılması çalışmalarından sonra, tanınmaz hatta beni bile tanımaz hale geldiler. bu benim hem başarım, hem başarısızlığımdır. ama yara bandı, işlevi bitince çöpe atılır, soru sormaz.

en zor tedavi ise, temel kavramlara inancını yitirmiş insan tipidir. kendimin de uzun bir süre üyesi olduğum bu grup, özellikle karşı cinsten sağlam bir tekme yemiş, çok uzun süre yalnız kalmış, hayatını defalarca boş yere sorgulamış ya da bağımlılığı deneyimlemiş insan tiplerinden çıkar. ben hepsini çokça yaşadığımdan, bu tipi görünce özel bir sevgi ve merak duyarım. daha çok sarılırım. daha çok çabalarım.

bazen hiç işe yaramadığı olur...

soyut kavramların varlığını kanıtlamak pek kolay değildir. inancı zedelenmiş insanlara laf anlatmak da kolay değildir. ama bir yara bandı olarak, yapışkanım bitene ve kendi kendime düşene kadar, çabalamak zorundayım. o yüzden bırakın, sizi sıkıca sarmalayıp, elimden geleni yapayım.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder