29 Ağustos 2009 Cumartesi

waiting for my man

-twenty six dollars in my hand... diye de gider, sevgili velvet underground şarkısı. sözlerin içeriğiyle ilgisiz bir biçimde de olsa, birini, onu beklerken takılıyor dilime. bekliyorum.. bekliyorum.

bir saat içinde bir dış mekanda internette yapılabilecek herşeyi yapıp, ''üç mantar soslu penne, bir ice-tea, bir yeşil çay'' götürüp, arada kopan bağlantı yüzünden salak salak tatil fotoğraflarına bakıp...... hala bekliyorum.

bekleme işini iyi uyguladığım için mi bu kadar çok bekletiliyorum, beklediğimden haberi bile olmayan kişiler, işler, olaylar tarafından? hayır. beklentin varsa bekleyeceksin. beklentisiz kalabildiğin gün bekletmeye başlayacaksın.

neyseki beklediğim dış mekan, sadece beyoğlunda değil tüm yerler içinde en sevdiğim restoran. kareli masa örtüleri, duvarlarda klişe denizci objeleri, loş yumuşak masa lambaları olan, yıllardır aynı restoran. zaten bekleme işini genellikle burda uyguluyorum.

He's never early, he's always late
First thing you learn is you always gotta wait
I'm waiting for my man

diye de gidiyor şarkı. ''10 dakika içinde geliyorum'' diyor şuan gelen mesaj.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder