20 Şubat 2016 Cumartesi

İyi olmanın dayanılır hafifliği

Dün uzun bir aradan sonra, ''Nasılsın?'' diye soran birine ''İyiyim.'' diye cevap verdim, ah bu nasıl hafif, nasıl minnet dolu bir duyguydu. Birkaç kez tekrar etmiş ve gülmüş de olabilirim ''İyiyim ya cidden!!'' şeklinde. Her sorana ''Tiroidim ve diyabetim var'' demekten yorulmuşum, şikayet etmekten de. İyiyim, çünkü iyi olmaya karar verdim. Bedensel ve ruhsal olarak, tam olarak.

Son doktor randevum bugündü, ilaçlarımı aldım, kalıcı bir diyabet hastası olmamak için yapmam (yani yememem) gerekenleri öğrendim, önce hemen bozuldum, öfkelendim, sonra da silkelenip kendime geldim. 30 yaşıma kadar aralıksız tatlı ve hamur işiyle beslenmiş, şans eseri obez olmamış, sonunda da vücudu isyan etmiş sıradan bir insanım işte, kendimi ne daha üstün, ne daha beter halde görmeye gerek yok. Şimdi ben ve yanımdakiler topluca şekeri kesiyoruz, pastane görünce adımlarımızı hızlandırıyoruz, yemekli hayallerimizi olabildiği kadar mütevazi tutuyoruz. 3 ay sonra duruma tekrar bakıyor doktor, düzelme varsa önce bir tabak mantı (ayy) üstüne İskender (of off), tatlı olarak Künefe (?!!) ve biraz da dondurmalı, elmalı pay yiyoruz. (Ay biri beni tokatlasın, ay ben umutsuz ve kuduruk bir açım.) Bugün vücuduma tek gram şeker girmeyen ilk gün, kafam gidiyor tabii arada, hemen silkelenip bir bardak soğuk su içiyorum.

Pazartesi sergimizi açtık, en keyif aldığım, en mutlu olduğum açılışlardan biri oldu. Yolunuz Nişantaşı'na düşerse, Niş Art Galeri'de benim ve atölye arkadaşlarımın işleri bir arada, sizleri bekliyor olacak. Ben beş tane işimle katıldım, birazını buraya da ekleyeyim, anı olarak.
 

 

  Gittiğim yerlerde kedi ya da köpek besleniyorsa, kendimi çok daha sakin ve güvende hissediyorum. Sanki çevremde anlaşabildiğim bir arkadaşım varmış da, sıkılmama ya da yalnız kalmama imkan yokmuş gibi. Niş Art'ın da tombik, güzel bir kedisi var, o gece her yorgun hissettiğimde yanyana oturduk, o herkesi hayrete düşürerek sık sık duvarları ve resimleri izledi, hep yaparmış meğer.

 ve son olarak, sergilere zor zamanlarımda bile katılmamın sebebi olan, sevdiğim çocukla fotoğrafımız. Kendimi bırakmama engel, toparlamama destek olduğu için ne kadar minnet duyabilirsem, o kadar duyuyorum. İyi olmaya karar verdik, hafif ve sağlıklı olmaya, hadi bakalım.

4 yorum:

  1. Yıllarca tepkisiz ve sakince direnen vücutlarımız bu yaşlarda artık sesini çıkarmaya başlıyor bence... :) Benim için de, eşim için de benzer şeyler oldu ve önceden hiç önemsemediğim 'daha düzenli ve sağlıklı hayat' formatı bir anda hayatıma girmiş oldu. Ben de diyetle birlikte şekerden koptum bir haftadır, bolca sakız çiğneyip su içerek iç sesimi susturuyorum :)
    Sergi için de çok tebrikler, harika görünüyor!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de günlerce o ''Yiyorum ve kilo almıyorum, hayat bana güzel'' diyen halimi düşündüm. O yüzden belki, şu rejim hiç koymadı bana, yıllarca yediklerime sayıyorum, vücudumu o kadar zaman yormuşum da, şimdi dinlendiriyorum gibi hissediyorum. Sana da çok kolay gelsin, merakla okumayı bekliyorum sürecini. Çok teşekkür ederim güzel dostum!

      Sil
  2. Doktorlar biraz fazla ciddi konuştukları için, bana ilk teşhis konulduğunda eğer dikkat etmezsem olabilecekleri saydığında ben ufak çapta bir şok geçirmiştim. Kabullenmek uzun sürmedi ama şekeri kesebiliyor olmak çok büyük bir başarı. Ve inan 2 hafta sonra alışkanlık olmaya yüz tutuyor. Sergi de harika olmuş. Fotoğrafınıza da bayıldım :) Keyifli bir hafta olsun Eylül'cüm. Ben de sarıldım sıkı sıkı <3

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O ilk şoku atlattım Merve'cim ben de, bir sakinledim, bir mantık oturttum. İlk haftam geçti bugün ve bir gram bile şeker tüketmedim, kendime şaşırıyorum şuan :) Elbette bir süre sonra gevşeteceğim bu katılığı, şimdilik sınırlarımı ve sabrımı deniyorum sanırım :) Çok teşekkür ederim güzel dileklerin için, öptüm kocaman canım.

      Sil