2 Ocak 2016 Cumartesi

Kusursuz iki gün


31 Aralık 2015 gecesi, benim 'her şeye' sahip olduğum geceydi, ilk defa. Aklım kimsede kalmadan, kalbim minnetle dolu, sağımda biri, solumda öteki, ''Ben daha ne isterim ki?'' dediğim andı bu. Bunu özenle organize ettim, bir kompozisyon kurar gibi, tuttum kollarından getirdim, ağacı da, yemekleri de, ne lazımsa. (bir noktada kedi Ayşe bile bize katıldı! Bal, kaymak oldu!) Sonra nazar boncuğu niyetine rahatsızlandım, ağrılarım ve halsizliğim tavan yaptı, ama inanır mısınız dostlarım, hiç koymadı bu durum. ''Her şeye sahip olma'' durumunu dengelediği için, sapıtan vücuduma da minnet duydum, eksiksiz kusursuzluğu sevmediğimi, arızalı mükemmeliği sevdiğimi bir kez daha anladım. Benim tam olma hallerimde mutlaka pürüzler olur, olsun. Bu yarı dolu-yarı boş evimiz, annemin bir gün önceden gönderdiği harika örtülerle, yemek servisleriyle şenlendi. Sevgilim koca bir buket kokina almıştı ondan da birkaç gün önce. Bu evin ilk kalabalık yılbaşıydı aslında (3 yıl önce, daha her yer badana kokarken arkadaşlarımızla çok içmeli, çok yemeli bir gece düzenlemiştik ama onu saymıyorum) Hani hep birbirimize ''kutlu olsun'' diyoruz ya, ben cidden kutlu olduğumuzu hissettim, aynısını aklı hep sevdiklerinin bir kısmında kalan, tam olma hayalleri kuran bütün dostlarıma diliyorum.
 

Benim ailem, onun ailesi derken sayı giderek artınca, kitap ağacının yarısı görünmez oldu. Kedi Ayşe ilk yirmi dakika boyunca aralıksız miyavladıktan ve ''Çıkarın beni!'' diye haykırdıktan sonra, annemin yanına kıvrılıp horuldamaya başladı.
 

Bu evin en sevdiğim yeri, balkona ve manzaraya bakan köşesi. Çiçeklerimi cam kenarına dizdim, piknik sandalyemiz dışında bu manzaradaki her şey kışa ait şuan. Annem bir öğle vakti, bir de akşamüstü iki halini çekmiş, ne güzel çekmiş. Pembe Atlas'ım bir aydır çiçekler içinde, umarım daha da kalır.


Ve ertesi gün, miskin bir sabah, gecenin özeti ve akşamüstü kahvesinden sonra yalnız kaldık. Çok güzel bir gecenin ve kalabalığın ardından hafif hüzünlü, hafif huzurlu, karlı manzarayı izleyerek bir şeyler düşündüm. ''Tam olma hayali'' kurdum uzun yıllar boyunca, daha da kurarım, bir 'olur'unu arayıp dururum, biliyorum. Bunu yaşayabildiğim her an sonsuz bir minnet duymak, buraya gelip kaydetmek, üstüne bir kadeh bir şey içmek, sarılmak ve dans etmek şimdilik bulduğum çözümler. Aynısını ve daha güzellerini hepinize dilerim. 'Kutlu' olun.

3 yorum:

  1. Yeni blog ile yorum siftahını böyle güzel bir yazıya yaptığım için pek keyfim yerinde. Balkonunuzun güzelliği, dışarıdaki kar örtüsü, kedi Ayşe'nin çatkapılığı (istememyancebimekoyculuğu) ve tabii ki ama tabii ki kitaplardan yaptığın çam ağacı... Hepsi ayrı huzur, hepsi ayrı keyif. Mutlu, huzurlu ve tastamam seneler Eylül!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ayy ilk yorumun çok değerli, nasıl sevindim! <3 Bu Aralık ne kadar güzel geçti böyle, doya doya keyfini sürdük, sanki hala da sürmeye devam ediyoruz :)

      Sil