12 Ocak 2016 Salı

Dünyaya düşen adama veda

  Kişisel kahramanlarımdan birini, kendimce uğurladım dün uzay boşluğuna. Çok sevdiğin bir müzisyeni kaybetmenin en kötü yanlarından biri, o bayıldığın şarkıları artık için sızlamadan, hüzünlenmeden dinleyemeyecek olmak. O yüzden belki, belki biraz da hakkını vererek vedalaşmak için, ilk keşfettiğim şarkılarından başladım, müzikal yolculuğunun sonuna kadar elinden tutarak yürüdüm David Bowie'nin.
18 yaşımdayım, resim yapıyorum ama istediğim okulu kazanacak kadar yapamıyorum, çılgınca gece yarılarına kadar kağıtlar dolduruyorum odamda. Sonra bir an geliyor, daralıyorum, hızlıca ışığı kapatıyorum, ''Changes'' açıyorum Bowie'den. Bir dans ediyorum, bir deliriyorum ufacık karanlık odamda, içimde hiçbir düşünce kalmayana kadar. O benim coşma şarkımdı, hep öyle oldu, umarım olmaya da devam eder.

  19 yaşımda okulu kazandım, nispeten rahat birkaç ayım oldu. O hazırlık sürecinde sürekli dinlediğim Beatles, Led Zeppelin, Patti Smith, David Bowie, Velvet Underground, Clash çok ayrı bir yerde kaldı. Beyaz bir tişörtüme kocaman bir Bowie portresi çizdim, yüzünün ortasına o güzel şimşeği de kondurarak. Ne zaman şansa ihtiyacım olsa (ki kendimce çok sık olurdu) o tişörtü giydim. Artık içine sığmama imkan yok ama hala saklıyorum, umarım ilerde yine gururla giyerim o komik şeyi.

 Kişisel kahramanlarımız, onları tanıdığımız zamanlarda nadiren hayatta oluyorlar.Çoğu zaten önceki yüzyıllarda yaşamış olduğundan, ufak bir kısmını ise 10-20 yıl ile ıskaladığımızdan. John Lennon'ı kaybetme acısını yaşamadığım için bir yandan bencilce şanslı hissediyorum, eminim günlerce ağlardım. Geçen sene Lou Reed'i yitirdim, biraz ağladım, biraz mum ışığında ''Heroin'' dinledim. (bir daha Velvet Underground eskisi kadar fütursuz ve rahat eşlik etmedi günlerime) dün ise David Bowie'yi. Tüm kalbimle Patti Smith'in upuzun yaşamasını diliyorum, onu yitirmek kaldırabileceğim bir düşünce değil, benim paçoz tanrıçam, antik ozanım, en harika çığlıkların sahibi. Pek duygusalım bugünlerde, müzikler ve filmler olmasa, nasıl ifade ederim bilmiyorum.

  Ziggy Stardust, muhteşem bir yıldız tozu kümesi olarak, uzayda süzüldüğünü hayal ediyorum. Biz dünyada kalanlar, sana rastladığımız için çok şanslıydık.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder