21 Ekim 2015 Çarşamba

kafası bozuk, eli soğuk

19 Ekim

''Genç Eylül Köksümer'in Acıları'' isimli, trajedi ve veryansınlarla dolu bir uyarlama yazmak için oldukça uygun, serin bir gündü, elbette ki mekan İstanbul.

 Sinirimi bozan ayrıntılar, bir toz tanesinden koca bir kıymığa dönüşmüş haldeler, parmaklarımın uçları kaşınıyor. Bir insan sırf ailemden diye (bu en yoğunu ve içimi ezeni), sırf arkadaşım diye, sırf ne bileyim bir şekilde hayatlarımız ilişti diye göstermem gereken tahammülü tamamen yitirmiş haldeyim. Ellerim tüm gün biraz bile ısınmadı, yorganın altına girdiğimde henüz akşam bile olmamıştı, tüm bunların böyle gelişeceğini de biliyordum.

 Yakın bir zamanda tekrar herkesten ve her şeyden uzak olmayı dileyen bir yabaniyim. Bari ellerim birazcık ısınsın. 

21 Ekim

Üstteki satırları kaydedip çıktım o akşam, ruh halimin değişmesini bekledim. Dün karanlık salonumuzda annemle koltuklara gömülüp Gotham'ın yeni bölümlerini izledik, kedi Şeker bir saate yakın kucağımda uyudu, ruh halimin tamamen değiştiğini mutlulukla fark ettim.
Ama döndüğümüzden beri her an, her dakika Cunda'yı özlüyorum. Sahilde yürürken aldığım iyot dolu temiz havanın kokusu, hangi köşede hangi kedinin ve köpeğin olduğunu bildiğim yürüyüşler, Taşkahve'de artık kardeşim gibi olan garsonlarla sohbetlerimiz (üç gündür bana geride bıraktığım kedilerin fotoğraflarını çekip yolluyorlar.) o güzel, tanıdık sokaklar sürekli gözümün önünde. ''Homesick'' denen şeyi ilk kez, hem de doğmadığım ve büyümediğim bir yere karşı hissediyorum. Bir süre için son kez, ''Cunda'da nerede, ne yapılır ve keyifle zaman geçirilir?'' gibi bir yazı yazıp, bu konuyu rafa kaldıracağım, ama o yazıyı güzel bir kahve içerken, yağmur eşliğinde yazmak benim için güzel bir anımsama ve gülümseme olacak, gidecek olanların da işine yararsa ne ala. Şimdilik adaptasyon karmaşası içinde, ellerim hala buzdan birer kütle olarak, yorganın altındayım, İstanbul için en sıradan halimle. 

3 yorum:

  1. Kızacaksın bana ama Ferritin eksikliğin olduğuna emin gibiyim. Lütfen benim için bir tahlil yaptırıver, artık eller üşümesin.
    Öpüyorum Eylül sultan.
    (Sultan'ı gül diye yazdım :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ya sana kızılır mı hiç Meriç, tam tersi bıkmadan hatırlattığın için teşekkür edilir. Bu hafta b12'nin yanında magnezyum ve çinko içeren bir vitamin kullanmaya başladım, bir de galiba vücudum hemen adapte olamadı tatil dönüşüne. Ama bahane yok, en kısa zamanda pek çok şeyi içeren bir tahlil yaptıracağım. Öptüm Meriç sultan bacı! ehehe <3

      Sil
  2. Bir doktora görünmek önemli vesselam sonra sıkıntı yaratır.

    YanıtlaSil