28 Haziran 2015 Pazar

Melankoliyi terbiye etmek

  Benim güzel huzurum, giderken başucuna bıraktığım notlardan, resimlerden ve mektuplardan bir kitap yap bir gün, ismi de ''Ne çok sevmiş.'' olsun. Bir fotoğraf albümü gibi hazırla onu, kucağımıza alıp bakalım yıllar sonra, ''Amma çok sevdim hakikaten'' diyeyim, sonra yine avucumu eline alıp öp, ben yine kalbimin gürültüsünden zamanın ve mekanın varlığını unutayım.
Bu seferkinde sen ve ben, nehirde kaybolmuş iki gemiyiz. Ben bunu yaparken, yeni ektiğimiz kaktüsleri sulamıştım, devasa pazar günü temizliğimizin keyfini sürüyordum balkonda. Sardunya bu ay ikinci kez açtığına göre, en az benim kadar heyecanlı ve coşkulu olmalı.
 

Elim iki haftada durmayı ve resim yapmayı unutmayı başarmış, geçici bir hafıza kaybı yaşıyor. Ona sabırla gözümün hatırladıklarını tekrar öğretiyorum, ellerime canı çabuk sıkılan, konsantrasyonu bozuk öğrencilermiş gibi davranıyorum. Hızlıca yapılan portreler ve birkaç eskiz dışında bir şey çıkmadı bu hafta. Kısa günün karı niyetine kenara kondu onlar da. Paspas ise hep kucağımda ve hep çok uykuluydu.


Şu hayatta iki ayrı semtte bol çiçekli iki balkona sahibim, ya annemin elinden tutarak, ya da dünyanın en şeker yanaklarını severek uykuya dalabilirim ya, benden şanslısı yokmuş, onu yeni yeni anlıyorum. İçimdeki bitmeyen melankoli de anlasın, dinsin artık hadi.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder