3 Şubat 2015 Salı

Günler ağır çekimde



  Günler evde, pencere önünde, üstümde battaniye ile ağır çekim geçiyor. Bu süreyi buraya kaydetmek için bile tereddüt ettim birkaç kez, ruhum kırık, kendime karşı mahçup olmuş haldeyim. (''Olsun, bunlar da geçer.'' diyor içimdeki ruh, annemin sesi ile. Demek ki çok kırık değil.) Çalışmaktan çılgınca zevk alırken, boyamaktan ve yazmaktan ellerimi alamazken, kaçıncı kez bedenimin beni yarı yolda bıraktığını, yatağa doğru çektiğini artık hatırlamıyorum.

Geçen Nisan ayında, büyülü Bodrum günlerimizde karşıma çıkan, anneme getirdiğim minyatür orkide ilk kez çiçek açtı. Sarısı ve pembesi o kadar parlak ki, en karanlık günde bile ışığı bulup yansıtıyor. Kedi Şeker yine huzurlu, uykulu, yanımda. Bunlar yeterli midir? Yetmeli ve hatta minnet duyulmalıdır. Peki o zaman.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder