6 Şubat 2015 Cuma

Çünkü güzel bulduğum her şey seninle ilgili.



Her zaman hayattaki en büyük şansım olacaksın. Buraya birkaç teşekkür bırakıyorum, hatırlamayı çok sevdiğim. Seni sen yapan şeyler, aynı zamanda beni de ben yaptılar, bütünüyle, hepsi için minnet doluyum, anne. Benim sana bu düşkünlüğüm çok yerinde, çok makul, inan. 

İleride bir gün, şansım yaver gider de iyi bir ressam olursam, bu senin lisede kendi defterlerine çizdiğin güzel kadınlar, benim onları bulup hayran olup taklit edişim, bana Disney'in Uyuyan Güzel'ini izlettiğin ilk gün (ve sonraki yaklaşık 350 sefer daha) ve en önemlisi de ilkokuldayken önüme serdiğin Rönesans kitapları (Ah o kızıl kapaklı Kuzey Avrupa Rönesans kitabın ah!) sayesinde olacak. İçime bir güzellik yerleştirdin, sonrasında o güzelliği takip etmem için olanakları önüme dizdin, sürekli ve sıkılmadan yüreklendirdin, bunlar için de minnet doluyum. 

Tüm gece yarısı spagetti'leri, renkli sürprizler ve paketler, uzunlu-kısalı seyahatler, bir sonbahar günü sokakta bulup eve getirdiğin tombul Şeker kedisi (en güzel sürprizin) sayısız önlenemez gülme krizi, doğanın dilinden anlaman ve beni hayvanlar ve bitkilerin şifasıyla tanıştırman, çocukken gizlice arakladığım ve yanlışlıkla kırdığım rujların ve farlarını görmezden gelişin, çizgi roman ve masallara hiç bitmeyen düşkünlüğün, sevdiğim her şeyi keyifle benimsemen, herkesin içindeki potansiyeli anlama yeteneğin, her biri çok huzurlu sayısız kucaklaman ve sarılman, tam istediğim gibi bir dost oluşun için de, ''minnet ve teşekkür'' yetersiz kalıyor olabilir. Şifacı kadınım, hem annem, hem kızım. İyi ki doğdun. 7 Şubat'ımız kutlu olsun. 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder