23 Ocak 2015 Cuma

Marchesa Casati, nostaljik bir ikona


Yıllar önce internette tesadüfen karşıma çıkan bu yağlıboya portrenin hem renklerine, hem ifadesine hayran kalmıştım, tablodaki kadının kim olduğu ya da ressam bilgisi yoktu. Fotoğraf bilgisayarımda, ''Bir gün karşıma çıkar.'' umuduyla kaldı, zaman da geçti. Geçen günlerde yine başka bir tesadüfle, bu kadının Marchesa Casati isminde, 19 yy.da yaşamış, devrinin gerçek bir still ikonu ve ilham kaynağı olan, inanılmaz bir kadın olduğunu öğrendim. Vahşi hayvanlara meraklı, yanında çita'sıyla, maymunlarıyla Paris sokaklarında gezinen, modacılara, sanatçılara sürekli bir görsel kaynak sunan, inanılmaz giyinen, inanılmaz yaşayan bir kadın. Augustus Edwin John'a ait bu portre, modelinin tuhaf, zeki, etkileyici halini başarıyla yansıtıyor, yıllarca bu kadının kim olduğunu merak ettiğime göre, sadece güzel bulup geçtiğimiz resimlerden değil bu. Marchesa'nın başka portreleri de çıktı karşıma, onlar da çok güzel, çok farklı eserler. 

Giovanni Boldini

Augustus Edwin John'a ait bir başka portresi

Eski zamanlarda bulunmadan eski zamanlara hüzünle karışık bir özlem duymak, ''Nostalji'' denen büyülü kavrama kapılan pek çok insanın başına geliyordur eminim. Ben bu güzel kadının yüzünü incelerken, onun çok sevdiği bir cafe'de, bir yandan masanın altında uzanan çita'sına porselen bir kapta süt verirken, bir yandan dalgın dalgın anlattığı, uçlarda geçen yaşamının kendisine göre sıradan ayrıntılarını dinlediğimi hayal ettim, çıt çıkarmadan, pür dikkat. Bu hissi yaratabilmek de, muhtemelen, ressamın tuvalde ortaya çıkardığı ve izleyicide yarattığı empatinin başarısıdır. 

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder