10 Ocak 2024 Çarşamba

Bu da geçecek

 Bu da geçecek... de... gelecek mi sonra, geçmesini istemediğim bir şey. Yoksa geçmesin bu da. Bu kalsın.

  Ertesi sabah, bu sabah bir vefat haberiyle, kışın karanlık ve buz gibi soğuğu ile geldi. Üzüldüm, tedirgin oldum, kaygılandım. Çok iyi ve çok neşeli bir insandı, hayatın sertlikleri çok fazla ama burada konu benim hislerim değil, birbirini seven bir ailede bir acı var uzakta. Ben dışardan bakan, biraz bencilce kaygılar ve hüzünler duyan bir seyirciyim. 

  Demin hiç beklemezken, ağır geldi yine. Artık ağır gelenleri seçemiyorum ama sevgilerin yokluğu ve terk edilmenin, vazgeçilmenin, konusu geçince ''O iyi, o benim eksikliğimi hiç duymadan aynı hayata devam ediyor. Yok, özlemiyor. Evet, alışıyor insan'' dememin gerçekliği içimi ezdi. Yukarı çıktım, yatağa oturdum ve ağladım, yine. Kalbim kırık, kalbim çok kırıldı diye diye ağladım. Haftada bire düştü ağlamalarım, günde bir olduğu iki senenin ardından, buna şükrediyorum. Yine de görünürde her şeyi atlatmış olması, iyi olması beklenen bir teorinin, pratik hali olarak, sık sık ağlarken buluyorum kendimi. Sonra sabır diyorum, geçecek diyorum. Boşuna bile olsa diyorum. Geçsin, tamam yavaş geçsin ama geçsin, yerine iyi şeyler gelsin. Annemin güzel anne gönlü için. Keder bizden uzak olsun artık. 

  Kalbim kırık, çok kırık. Hava soğuk, çok soğuk. Ne karanlık ve ağır bir gündü. Kapatalım bunu da. Hafifi, dingini, huzurlusu ve gülümsemelisi gelsin. Gelene dek kaydırıp kaydırıp kapatalım. Çay da olsun.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder