11 Mart 2015 Çarşamba

Şifa niyetine

 Her şeyin sürekli bu kadar berbat olmadığını hatırlatacak şeylerim var, onlara odaklanıp, netleştirmeye çalışıyorum. Yıldönümümüzün beyaz gülleri, ilk defa bu sene kırmızı yerine beyaz, her zaman güllere en çok yakıştırdığım renk. Yanında sevdiğim ressamların resimlerine geri dönüşler, biraz eli, biraz gözü beslemek için.


Bu hafta biten bir resim, toprağa çıplak ayakla basmaya duyduğum açlık, yabani gözlere, patilere dokunmaya duyduğum tuhaf hasret (insan bilmediği bir hisse nasıl hasret duyar) Benim için bunları deneyimleyen, boyadığım kadınlar. Birisi daha bitti, yenisine geçtim. 

Annem ve Giacometti. En sevdiği heykeltıraşlardan biri, Pera Müzesi'ndeki sergide çok ama çok acıkana ve yorulana kadar gezdik. Alt kattaki ''Bizans'ta Şifa Sanatı'' beni biraz daha fazla cezbetmiş ve büyülemiş olabilir. Ama şu kadının, şu hüzün ve güzellik dolu kadının, bir büste dalıp gitmesi, bakışlarındaki kopkoyu melankoli, benim gördüğüm en güzel şeylerden biri. Benim Müze'm.

Bak bu çift biz. Ne kadar bunalırsam, ne kadar kafamın içinden çıkamayıp içerilerde kaybolursam kaybolayım, benim sağlam yanım aşık. (Aşık yanımın sağlam kalıyor olması da muhtemel.) Bu dalgaları ancak o kırabilir, o sakin ve dingin yapabilir, aynı O'nun tekrar coşturup, bir fırtına yaratabileceği gibi.

1 yorum:

  1. annenin fotoğrafına baktım. gözlerim sıcaklanıp burnum sızlayınca kapattım.
    ne desem şimdi.

    YanıtlaSil