12 Nisan 2014 Cumartesi

Gökyüzüyle sohbetlerden biridir.

  Uzun süredir sevgisiz hissettiğini, sevgiyi çok özlediğini söyledi. Düşündüm, iç çektim, üzüldüm. (Bunlar tam da bu sırayla olmadı.) Sevgi ona ne çok yakışır halbuki. Minik çiçeklerle bezeli, ince kumaşlı bir elbise gibi yakışır, aydınlatır yüzünü. Sevginin yakışmadığı insan yok, onu da biliyorum ya, bazılarını daha çok sevgili görmek istiyorum yine de. Sanki tüm işim onların ne kadar çok sevildiğini izlemek olsun istiyorum. Ben çoğu zaman izlemeyi yaşamaya tercih ederim. Bu yüzden çocukken hiç sokakta oynamadım, ama odamda sokakta oynayan çocuklarla ilgili çok güzel kitaplar okudum. Ailem de düşündü, iç çekti ve üzüldü. (Bunların da bu sırayla olmamış olması muhtemel)

  Durgun uyandım bu sabah, kim ne önerse başımı çevirdim. Kediyi kucağıma aldım, yatağa geri dönüm. Çay aldım, yatağa geri döndüm. Uzakları düşündüm, orada bir iskele var şimdi, iskelede rüzgar esiyor, köpekler ve kediler uğrayıp geçiyor. Orasının var olması ve gidersem elimle koymuş gibi bulacak olmam bir güven verdi, yatağa geri döndüm.

  Sevgi insana ne çok yakışır. Burada bir yatak olmasının ve onu koyduğum gibi bulacak olmanın verdiği güvenle, bir kahve ve kitap alıp balkona çıkayım bari.

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder