17 Nisan 2014 Perşembe

Avluya bakan pencere


  Bu evde yaşıyorum. (Yaşıyoruz O'nunla) Ön cephesi bir avluya bakıyor, avludaki gölge yapan ağaçlara, kaktüslere, resimlerimi yaptığım geniş köşeye ve hemen karşıdaki eve. O evden annem sesleniyor bazen ''Kahve saatiiii!'' diye. Kahveleri elbette ben yapıyorum, şu ortadaki masada içiyoruz, Şeker de bacaklarımıza sürünüyor, o gün kimi onurlandırmak isterse onun kucağına zıplıyor. Annemin yaşadığı ev daha büyük, iki duvarı kütüphane, önünde de o çok sevdiği kütüphane merdivenlerinden var. Zamanımın çoğu orada geçiyor, orası da hala benim evim. Şeker avluyu geçip istediği eve girip çıkıyor, onu da özlemem gerekmiyor hiç. Sevgilimi istediğim zaman öpebilirim, günün başlangıcında ve sonunda ona sarılabilirim.

Hangi şehirde ve ülkede olduğunun önemi yok. Ben bu avluya bakan evlerde sonsuza dek yaşayabilirim.

2 yorum:

  1. ah Eylül, sayfana girip bu fotoğrafı görmek, bu yazıyı okumak, ne bileyim, diyorum ki "benim yerime de hayal kur Eylül" öylesine yürekten..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çelişmekten yoruldukça böyle bir köşeye büzülüp hayal kuruyorum halsiz halsiz. Bazen olabileceğine cidden inanıyorum da. Senin yerine de hayal kurarım, var olanlar uyarsa onlardan da alabilirsin güzel dostum:)

      Sil