19 Temmuz 2013 Cuma

''çılgın-hüzünlü''

 ''ellerine bakma artık
  çünkü kar yağıyor
  çılgın hüzünlü''

  ben ne zaman yola çıksam buruk olurum. yolda gitme hali en sevdiğim hallerden biri olduğu halde. sırf geride annemi ve kedimi birbirine emanet etmenin, onları geride bırakmanın hüznü epey bir çöker üzerime. annem der ki ''sevinsene kızım, manyak mısın ne bu hal'' ben derim ki ''anne senin ellerin ne güzel, anne sen ne güzelsin'' (inanmazsan gel bana sor)

neyse ki çok benziyoruz. gün içinde kahkaha atarken, pencereden dışarı dalıp giderken, soğusun diye çayımı üflerken içimden hep aynı şey geçer ''şuanki mimiğim kesin aynı annem'' öyle de olur çoğu zaman. onun gözleriyle bakıp, onun ağzıyla gülümserim. bir de ellerimiz benzese, daha ne isterim.

''biraz dağ yollarını öğrenmesi gerekir sanırım
  kahırçeker mekkari katırları gibi
  onlar ki hiçbir şeyleri yok
  korkunca çılgın, sevinince hüzünlü

  kar dindi
  gerçekten dindi
  ellerine bakabilirsin artık''

  tamam, bu çılgın, hüzünlü Turgut Uyar mısralarını ve diğer satırları döndüğümde sileceğim. Yol psikolojisi işte, ne yaparsın. Kırmızı pelerinlerimizi giyip birlikte yola çıkana kadar hoşçakal.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder