1 Temmuz 2013 Pazartesi

dram yapmamak

Beşiktaş'ta en sevdiğim balkondayım. Yakında İstanbul'da en sevdiğim balkon bile olabilir, öyle yapabilirim onu. Şimdilik altı tane saksı var, üç tane annemin verdiği muhteşem kaktüs, iki tane cam güzeli, bir tane de çilek. onların yerini sürekli değiştirip duruyorum, oynuyorum resmen. bir de çizgili şezlong gibi sandalye var, ona gömülüp kitabımı ve kahvemi alıyorum, karşımdaki ağaçları izliyorum. sanki bu şehirden de, günlük hayatımdan da sıyrılmışım. sanki bilgisayarda adam vurmakla meşgul o çocuk, bu balkon, elimdeki kitap bana tamamen, eksiksiz bir şekilde yetmiş, artmış.
Arada yanıma geliyor, ''dram yapmıyorsun değil mi'' diye. şapşal. tek başıma, sessizce saatler geçirdiğim her an, bir dram bekliyor. (haklı) ama bilmiyor ki, ben o an en mutluyum onun yanında.  nasıl bu kadar doğru şekilde sevdiğini ve sevildiğini merak ediyorum. nasıl her şeyi kararında tuttuğunu. ben baş edemiyorum bazen hissettiklerimle. o ise dalgakıran. şeyler, ona gelince tuhaf bir şekilde sakinliyor, duruluyor. ben bu balkonda, herkesten ve kendimden bile uzaktayım, haftalardır ilk defa durulmuşum, mutluluktan başka his bulamaz olmuşum kendi içimde.


 Şimdi başka bir balkondayım. Elimde sonlarına geldiğim kitap, kafamda bir sürü düşünce. Hava kapalı ve rüzgarlı, akşamdan beri de yağmurlu. Haftalardır ilk kez bu kadar mutlu hissedince, kaydetmek istedim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder