27 Ocak 2017 Cuma

Kendim için birkaç not

- Ocak hep çok zor ve sancılı geçiyor, yıllardır her sene. Depresyon da bu ayda geliyor, anksiyete de. Ama bu sefer ki Ocak ayının farkı, dün en sonunda doktora gitmem ve bu duruma müdahale etmem oldu. 8 sene sonra o koltukta oturmak, çok geriye sarmak, hatırlamak istemediğim en zor şeyleri anlatmak... gözümde büyüttüğüm kadar zor olmadı.

- Bu noktaya gelene kadar, geçtiğimiz ay yaşadıklarımı yıllarca unutmayacağımı biliyorum. Apaçık bir travmaydı ve zihnimin derinlerine gömdüğüm en berbat anılarımı tekrar ve tekrar yaşadım, 3 hafta boyunca, aralıksız. ''İyilikten maraz doğar'' derler ya, bu bazı insanlara karşı doğru değildir, sonsuz iyiliği ve fedakarlığı hak eden insanlar da var, çok şükür. Ama bir de dibimde yaşayan, her iyiliğime ve hoşgörüme beni bin pişman eden, bütün ağır travmalarımı gururla ve kibirle şekillendiren (asla da sorumluluk kabul etmeyen, hatta başkalarını keyifle ve ısrarla suçlayan), ben ileriye dönük zar zor birkaç metre sürünüyorsam beni geriye birkaç kilometre kolayca ve umursamadan götüren bir insan varsa, benim ona hiçbir bağışlama, iyilik ve hoşgörüde bulunmamam gerektiğini öğrenmem tam 30 yılımı aldı. Sayısız hakaret, aşağılama, suçlama, öfkeli ve fazla yüksek bir ses ile geçen çocukluk, gençlik, yetişkinlik, bitmeyen bir yıpratılmaya gereksiz bir tahammül. 3 hafta öncesine kadar affettiğimi sandığım şeylere inanamıyorum. Aslında hiçbirini unutmamışım, en ufaktan en beterine. Bir çocuğa, bir genç kıza bütün bu üzüntüler ve sıkıntılar nasıl psikopatça yaşatılır ve nasıl hiç pişman olunmaz, nasıl sahip olduğu korkunç kibiri, öfkeyi, zapt edemez bir insan, zarar verdiğini açıkça göre göre uzaklaşmamayı içine sindirir, onu da bilmiyorum, bilmek de istemiyorum. Ne kadar uzaksam, o kadar rahatım artık, sonunda.

- Eski blog yazılarımı okudum tek tek bu süreçte. Burayı sadece kendime not almak, daha sonra geriye dönüp okumak için yazdığım zamanlar çok daha yararlıymış ve amacına uygunmuş. Bir süre dışarıya kapatıp yine öyle kullansam güzel olacak. Her gün yazıyordum birkaç cümle, ortaya senenin ufak bir duygusal arşivi çıkıyordu. En çok onları okudum, hangi duygulardan geçip neleri atlattığımı görmek biraz iyi geldi. Evet en sarsıcı travmalar, depresyonlar, derin uykular hep geçip bitmiş. Ben hep bir noktada, annemden aldığım güçle devam etmişim, iyi olmuşum. Bir de sağlam ve müthiş sevgilim var yanımda, bu ikisi varken sırtım yere gelmez, gelse de iyi bakılırım, bunu bilmek de yetiyor.

- İlk defa bu sene ajanda kullanmaya başladım. Bu ay yaşadığım büyük değişiklikler, atlatmaya çalıştığım ruh halleri ve yeni bir düzene ulaşma çabama yardımcı olması için. Bu ajanda içindeki birkaç sayfa ile birkaç ay sonrasına güzel bir şekilde ulaşmaktan başka isteğim yok.

- Aile evimde hiç kalmıyorum artık, hiç de kalmamayı planlıyorum. Aşık olduğum kedimi günübirlik görüyorum, anneme sarılıyorum ve bu yeni (en sonunda tamamen ait hissettiğim) huzurlu yere geri dönüyorum. Oluyor, sandığım gibi yoksunluk çekmiyorum. Aile evim zaten annemin yanıma geldiği, sevgilimin hayatımı güzelleştirdiği bu yer artık.

- Ocak ayları hep tedavi ayları oluyor benim için. Bir sonraki Ocak ve genel olarak kış ayları keşke sıcak bir yerde geçse, bitse. ''Mevsimsel depresyon'' tanısı konmuş biri olarak, artık bunu hayal etmeye hakkım var sanırım.

- Daha iyi ve huzurlu günlere, daha iyi kişisel notlara.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder