23 Mayıs 2015 Cumartesi

Taze çıktı

İlk defa bir yarışmaya yolladığım ve babayı alarak geri dönen son resmim. Daha da katılmam öyle abuk subuk şeylere, bana proje teslimi stresi yaşattınız, bu resmen vicdansızlık, bu resmen kavramsallık. Birinci olan resimde de dört adet kare, üç-beş adet üçgen var, alt metinler ve güncel sanatlar tepsin sizi e mi.

Tuval 140x120 cm, yüzeyini demir fırçasıyla hırpalarken epey keyif aldım, dokuyla bir işim olmamıştı daha önce. (Gizem'in deyimiyle, çim boyama makinesi) Boyarken en çok fikir değiştirdiğim, sancı çektiğim, eleştiri aldığım (Kemal İskender sağolsun, laflarının ağırlığından koltuğa gömüldüğüm o cumartesi gününü unutmam artık, o gün minik bir cinnet yaşasam da, fikirlerini aldığım için gerçekten şanslı hissediyorum.) ve bu eleştiriler sayesinde sabit ve kibirli halimi bırakıp, elimi taşın altına soktuğum resim oldu, benim için değerli o yüzden. Elim hala taşın altında, çözülecek dolu sorun var, iyi ki de var.

Emek'in bana o pozları verdiği günkü çıtı pıtı hali, şalının güzelliği, yüzünün ponçikliği, saçının buklesi, minnoşluğu da sağolsun. Yarışma sonucunda bana Oscar verselerdi, ona ayrı teşekkür edecektim, iyi bir dost kadar ilham veren, bir hikayeyi başlatan çok az şey var.

2 yorum:

  1. Ellerine sağlık Eylül, bana Alice in Wonderland'i anımsattı. Biraz da Wes Anderson'ın Mr.Fox'a selam olsun, o bakışla ^^ çözdükçe hem bilmecenin büyüsü artıyor hem de zorlaşıyor ama yorulmadan peşine düş umarım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim Nisa, yorumunu biraz geç gördüm ama çok mutlu oldum. Wes Anderson'ın en sevdiğim filmlerinden biridir Fanstastic Mr.Fox, çok keyifli bir gözlem olmuş:) Hayatlarımızda kendimi keşfetmemizi sağlayan bilmeceler hep olsun, hiç bitmesin. Selamlar ve sevgiler!

      Sil